Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3697 E. 2013/4845 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3697
KARAR NO : 2013/4845
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma, Mühür Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-) Mühür bozmaktan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 203. 62, 52/4 maddelerine göre hükmolunan 1000. TL adli para cezalarının miktar ve türüne göre hükmün, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. madde ile değişik 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’ un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-) Sanık … hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; nakliyeci sanık …’nın Mersin Ataş Rafinesinden Kuzey Irak’a yurt dışı edilmek üzere kamyonuyla teslim aldığı gümrük malı 23.320 kg motorini, varış yerine ulaştırmayıp diğer sanıklar İbrahim ve Recep ile birlikte hareketle tankerin mührünü kırarak motorini bu sanıklara para karşılığı satıp boşaltmaları şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eylemde, sanık …’ın güveni kötüye kullanma eyleminin sabit bulunmakla cezalandırılmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-)Suç tarihinin 20/01/2006 ile 28/01/2006 arası olduğu halde gerekçeli karar başlığında 22/01/2002-28/01/2006 olarak yazılması,
b-)Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20/01/2006 ile 28/01/2006 olarak gösterilmesi yine, hükümde 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulamasıyla ilgili paragrafa 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının a.b.d bendinde yer alan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-) Sanıklar … ve … hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
a-)Suç tarihinin 20/01/2006 ile 28/01/2006 arası olduğu halde gerekçeli karar başlığında 22/01/2002-28/01/2006 olarak yazılması,
b-) CMK’nın 135. maddesi hükmü karşısında sanık … hakkında silah kaçakçılığı iddiası ile yürütülen soruşturma sırasında Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinden 06/12/2005 tarihinde alınan telefon tespitine ilişkin karar üzerine, kayıt edilen sanık … ve … arasında geçen konuşmaların mahkemece dava konusu olan ve aynı madde uyarınca katalog suç grubunda da yer almayan güveni kötüye kullanmak suçunda delil olarak kullanılması,
c-) Kararın gerekçe kısmında dosya içerisinde bu isimle dinlenen tanık ve tanık beyanı bulunmadığı halde, hükme dayanak olarak tanıklar Mehmet Ali Göğebakan ve … Edil’in beyanlarından söz edilmek suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
d-)Sanık …’nın, Recep’in kırmızı Passat aracıyla motorini boşaltmaya gidildiğini söylemesine karşın, Recep”in savunmasında suçu inkarla kendisinin Passat aracının bulunmadığını iddia etmesi karşısında savunmaya ilişkin bu hususun üzerinde durularak … ya da yakınlarının Passat model aracı olup olmadığının araştırılmasının yapılmaması,
e-) Tüm bunların tespitinden ve araştırılmasından sonra, sonucuna göre sanıklar İbrahim ve Recep’in hukuku durumlarının tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla ve aynı suçtan yargılanmakla kendilerine suç atması mümkün olan sanık …’nın aşamalarda değiştiği gibi mahkeme aşamasında tümden inkar ettiği suça konu mazotu İbrahim ve Recep’le sattığına dair beyanıyla yetinilerek eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre,
Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.