Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3945 E. 2014/20107 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3945
KARAR NO : 2014/20107
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, seyyar satıcılık yapan şikayetçi … ile bal ve peynir aldığı sırada tanıştıkları, 23/04/2006 tarihinde sanığın şikayetçiyi telefonla arayarak buluşmak istediği, buluştuklarında havalimanına memur alımı yapıldığını, havalimanı müdürünü tanıdığını, bildiği lise mezunu birisi varsa işe aldırabileceğini söyleyince şikayetçinin kendi oğlunu işe yerleştirmesini istediği, şikayetçinin oğluna ait belgeler ile liman müdürüne yemek yedirmek için 200 TL’yi sanığa verdiği, daha sonraki tarihlerde farklı zamanda toplam 1580 TL para verdiği, diğer şikayetçi … ise tedavi amacıyla gittiği diş hastanesinde sanık ile tanıştığı, sanığın havalimanı müdürünü tanıdığını, kendisini işe aldırabileceğini söylemesi üzerine 2-3 gün sonra buluştuklarında bazı evrakları ve 100 TL parayı aldığı, daha sonraki tarihlerde de 2 ayrı zamanda 900 TL daha verdiği, sanığın şikayetçilerin işe girmesine yardımcı olmadığı gibi aldığı parayı da geri vermediği, şikayetçileri kandırarak dolandırdığı sabit olduğundan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanığın dolandırıcılık suçlarını aynı suçu işleme kastı altında farklı tarihlerde birden fazla kez eylemlerini gerçekleştirmesine rağmen hakkında TCK’nın 43/1 maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.