YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17517
KARAR NO : 2014/15823
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın açık kimliği belirlenemeyen bir kişi ile birlikte katılanın işlettiği … … isimli iş yerine geldiği, kendisini … uyruklu olarak tanıtarak dolar satın almak istediğini söylediği ve katılandan 1000 dolar satın aldığı, iki gün sonra yanında kimliği belirlenemeyen şahısla ellerinde para çantaları ile gelerek bu kez dolar satın almak istediklerini, 25-30 bin dolar olup olmadığını sorduğu, katılanın 25.300 doları olduğunu söylemesi üzerine sanığın önce 300 dolar alıp 600 TL verdikten sonra, dolarları kontrol ettirdikten sonra gelip almak bahanesiyle 25300 doları yanlarında getirdikleri para çantasının içerisine koymuş gibi yaparak çantayı katılana teslim ettikleri, sanığın ve yanında kimliği tespit edilemeyen kişinin zaman geçmesine rağmen geri gelmemelerinden kuşkulanan katılanın içerisinde dolar olan çantayı açtığında dış kısmında 100’lük iç kısmında 1’lik dolar olacak şekilde, 4 adet 100’lük 247 adet 1’lik banknotlardan oluşan iki deste paranın çantada olduğunu görüp durumu polise bildirdiği somut olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yabancı uyruklu olup Türkçe bilmeyen sanığın savunmasının alınması için görevlendirilen tercüman bilirkişiye ödenen 560 TL ücretin, Anayasa’nın 90. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 ve 6/3-e maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 324/5. maddesi uyarınca yargılama giderinden sayılamayacağı ve bu giderin Devlet Hazinesince karşılanacağı gözetilmeden sanığa yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yargılama ücretiyle ilgili paragrafta yer alan ”(569,00) TL” ibaresi çıkartılarak yerine “9 TL” ibaresi eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.