YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5578
KARAR NO : 2014/18315
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanıklardan…’nun, hayvancılık yapan katılanın yanına giderek üç adet tosununu satın almak için pazarlık yaptığı, 1.850,00 TL’si nakit ve geri kalan 6.350,00 TL için de ele geçirilemeyen… İnşaat isimli bir şirkete ait çeki vermek suretiyle toplam 8.200,00 TL’ye anlaştıkları, katılanın bir kaç gün sonra çeki götürdüğü bankanın böyle bir çek hesaplarının olmadığını, çekin sahte olarak oluşturulduğunu söylemeleri üzerine, katılanın akrabası olan …’in yanına gittiği, durumu anlattığı, bir süre sonra sanık …’in kendisini arayarak… ile birlikte 90.000,00 TL bedelinde bir hayvan alım satımı yapacaklarını, ancak; 15.000,00 TL nakit para vermeleri gerektiğini söyleyerek katılandan 4.500,00 TL para istediği, katılanın da 3.000,00 TL parayı sanık …’in, 1.500,00 TL’yi de …’in oğlu …’in adına havale yaptığı ancak sanıklara verdiği parayı ve sattığı tosunların parasını alamadığı somut olayda; sanık … ve …’in katılanın…’yu bulmasına ve görüşmelerine yardımcı olduklarına, katılanın parasını kurtarabilmek için sanık …’ya para gönderdiğine yönelik savunmaları, sanık … ‘nun yaptıkları alış verişi inkar etmemesi, çekin ele geçirilememesi nedeni ile üzerinde inceleme yapılamaması, bu nedenle sahtecilik suçunun aldatma kabiliyetinin ve nitelikli dolandırıcılık suçunun hile unsurlarının tespitinin mümkün olmaması, sanık …’nun suça konu çeki sahteliğini bilerek katılana verdiğine ilişkin iddianın yapılan başka bir soruşturma kapsamında temin edilen iletişimin tespiti kayıtlarına dayandırıldığı, ancak CMK’nın 138/2. maddesi gözetildiğinde yapılan soruşturma ile ilgisi olmayan delil niteliğindeki beyanların CMK’nın 135. maddesinde düzenlenen katalog suçlardan olmayan ve bir örgüt kapsamında işlenmeyen sahtecilik ve doladırıcılık suçlarında kullanılmasının mümkün olmaması karşısında sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçesi ile verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.