Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8540 E. 2013/11673 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8540
KARAR NO : 2013/11673
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, arkadaşları ile birlikte yolu kısaltmak için Orman İşletme Müdürlüğünün bahçesine girdikleri, bahçeden geçtikleri sırada yangın söndürmede kullanılan helikopterin fotoğrafını çekerken güvenlik görevlileri tarafından görülmeleri üzerine bahçeden çıkmaları istendiğinde sinirlenerek Orman İşletme Müdürlüğünde bulunan bekçi kulübesinin camına eli ile vurmak suretiyle kırdığı, akabinde de Türk Telekom’a ait ankesörlü telefonun camını kırdığı şeklinde gerçekleşen eylemlerinin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5395 Sayılı Kanun’un 3/a-2.maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
2-Suça sürüklenen çocuğun, 15.06.1991 doğumlu olup, esalı işlemlerin yapıldığı 03.12.2010 tarihli hüküm duruşmasında 18 yaşını doldurmuş olmasına karşın, duruşmanın açık yapılması yerine kapalı yapılması suretiyle CMK’nın 185.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.