YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8641
KARAR NO : 2013/9435
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (Değişen suç vasfına göre dolandırıcılık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan …’e ait… ilinde faaliyet gösteren oto kiralama işyerinden katılan … adına ruhsatlı… plakalı Fiat Dublo aracı 28.03.2012 tarihinde sözleşme imzalayarak 6 gün için kiraladığı, araç içerisinde bulunan katılan …’e ait ruhsatta bulunan kimlik bilgilerine göre “…” adına düzenlenmiş sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırdığı, bu sürücü belgesi ile kendisini … olarak tanıtıp aracın sahibiymiş gibi …’da galericilik yapan Katılan …’in yanına gittiği ve aracı katılan …’e sattığı, … 4. Noterliğinde satıcısı …, alıcısı …, satış bedeli 20.510 TL olarak araç satış sözleşmesi düzenledikleri, sanığın sahte sürücü belgesini araç satış sözleşmesinde kullandıktan sonra yakarak yok ettiği, katılan …’in noterde düzenlenen araç satış sözleşmesine dayanarak Emniyet Müdürlüğüne gidip aracın kaydını da kendi üzerine aldığı, sanığın bu şekilde aracı noterden satıp devrini sağladıktan sonra aracı kiralayarak aldığı katılan …’i telefonla arayarak aracı katılan
Necmettin’e sattığını söyleyip yerini tarif ettiği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1-Katılan …’nın temyiz istemine yönelik incelemede;
Katılanın yüzüne karşı tefhim olunan 09.01.2013 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 12.02.2012 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık hakkında katılan …’e yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Sanık hakkında, katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle basit dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda ise, sanığın kendisine ait kimlik bilgilerini ve telefon numarasını kullanarak araç kiralaması eyleminde katılan …’e karşı kullandığı bir hileli hareket bulunmadığı ve eyleminin TCK 155/1 maddesinde güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden kastının başından beri dolandırıcılık olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.