Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/10926 E. 2014/11238 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10926
KARAR NO : 2014/11238
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri geri bırakılmasına dair karara karşı sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda Kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanıklar …, … ve … hakkında mühürde sahtecilik suçundan verilen beraat kararları ile sanıklar …, … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mühürde sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen müşteki SGK’nın kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden;
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara katılan vekilinin 06/01/2010 tarihli itirazının Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12/01/2010 tarihli kararı ile reddine karar verilip itirazın incelenmesi için dosyanın Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14/01/2010 tarihli müteferrik kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından;
Mevcut temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesİ uyarınca REDDİNE,
3-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet kararına dair katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın diğer sanıklar … ve … yersiz sigortalılık hizmet süresi kazandırıp, emekli etmek maksadıyla Maltepe Vergi Dairesi adına sahte mühür yaptırıp, gerçek mükellefiyet kaydı içermeyen giriş bildirgesi ve sigortalılık belgesi düzenlediği, bahse konu belgelerin Ankara Bağ-Kur İl Müdürlüğü’ne ibrazı ile … ve …’ın belirtilen tarihlerde sigortalı göründükleri, daha
sonra yapılan incelemede, vergi kayıtlarının sahte olduğu anlaşılarak sanıkların sigortalarının iptal edildiği somut olayda;
1-Sanığın savunmasında … ve …’ı tanıdığını, kendilerinin işyerlerine vergi kaydı almak istemelerini söylemeleri üzerine muhasebeci …ile tanıştırdığını, sonrasında yapılan işlemlerden haberi olmadığını belirtmesi karşısında adı geçen muhasebeci araştırılıp, sanığın savunmasında belirttiği hususlara karşı tanık olarak beyanı alınmadan, soyadı Yıldırım olduğu halde … isimli muhasebeci araştırılarak bulunamadığından bahisle dinlenmesinden vazgeçilmesi,
2-Sanığın düzenlediği kabul edilen sahte işe giriş bildirgelerinin 14.09.2006 ve 15.11.2006 tarihli olmaları karşısında, suça konu belgelerin aynı anda kuruma verilip verilmediği araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçuna teşebbüs nedeniyle TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.