YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5669
KARAR NO : 2014/7496
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’un 07/10/2013 tarihli sorgusunda beyan ettiği yeni adresine tebligat çıkarılmadan mernis adresine tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğu anlaşıldığından, sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek ve sanık hakkında verilen Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02/12/2013 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, daha önceden temyiz dışı sanıklar … …ve … ile birlikte dolandırıcılık yapma hususunda anlaştıkları, bu doğrultuda sanıklardan tespit edilemeyen birisinin … isimli bir şahıs adına kayıtlı olan …numaralı telefondan katılanın kullanmış olduğu … ve…numaralı telefonları arayarak kendisini emniyet müdürlüğünde görevli başkomiser … olarak tanıttığı, akabinde katılana hesaplarına giren iki şüphelinin … İlçesinde yakalandığını, diğer 19 kişinin yakalanabilmesi için katkıda bulunması amacıyla … üzerindeki Denizbank Şubesinin önüne gelmesini ve belirttiği … numaralı telefona para yatırmasını söylediği, buna inanan katılanın da Denizbank’ın önünde bulunan ATM cihazından 490 TL parayı belirtilen telefon numarasına yatırdığı, daha sonra telefondaki sanığın katılana Ziraat Bankasında hesabı olup olmadığını sorduğu, katılanın da olduğunu söylemesi üzerine sanığın yine katılana burada bulunan hesabının da şüpheli şahıslarca ele geçirilmek üzere olduğunu söyleyip hesapta bulunan 6500 TL parayı çektirdiği, bilahare sanığın katılana nerede olduğunu sorup yerini öğrendikten sonra suça konu paraları almaları için güven timi göndereceğini söyleyerek sanıklar … ve … ‘ı katılanın yanına gönderdiği, katılanın adı geçen sanıklardan şüphelenerek polis kimliklerini göstermelerini istediği, bunun üzerine her iki sanığın katılanın yanından kaçtıkları, katılan tarafından gönderilen 490 TL paraya Denizbank tarafından bloke konulduğu, diğer 6500 TL parayı da sanıkların ele geçiremedikleri, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ifadesi, Denizbank’a ait yazı içeriği, iletişimin tespiti tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun haksız menfaatin elde edilmesiyle oluşması ve bu çerçevede katılan tarafından sanığın belirttiği telefon numarasına suça konu 490 TL yatırıldıktan sonra katılanın şikayeti üzerine muhatap banka tarafından bloke konulduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında tamamlanmış dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince 4 yıl hapis ve 120 gün adli para cezası temel ceza olarak belirlendikten sonra aynı yasanın 35. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiği halde, tayin olunan cezada 1/4 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sırasıyla “3 yıl hapis ve 90 gün”,” 2 yıl 6 ay hapis ve 75 gün” ve “ 2 yıl 6 ay hapis ve 1500 TL ” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “ 2 yıl 8 ay hapis ve 80 gün “, “ 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 66 gün” ve “ 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 1320 TL “ ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,17.04.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.