YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15441
KARAR NO : 2014/15227
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f (3 kez), 204/1, 43/1, 204/1, maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/04/2008 tarihli ve 2006/155 esas, 2008/97 sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/08/2010 tarih ve 2008/223261 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 18/03/2013 tarih ve 2011/20553 Esas 2013/4935 sayılı kararıyla hükmün Onamasına-Bozulmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 18/03/2013 tarih ve 2011/20553 esas 2013/4935 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kimliği tespit edilemeyen .. … isimli kişiden aldığını beyan ettiği farklı bankalara ait tamamen sahte olarak üretilmiş çekleri farklı kişilere ciro ederek verdiği, ibrazı sırasında çeklerin sahte olduğunun anlaşıldığı olayda,
… .. .. Ltd. Şirketi gözüken … no’lu çek yönünden resmi belgede sahtecilik ve … no’lu çek yönünden nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-… A.Ş. gözüken .. ile … no’lu çekler yönünden resmi belgede sahtecilik suçundan ve .. no’lu çek ile keşidecisi … Ltd. Şirketi gözüken … no’lu çekler yönünden nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
1-Sanık hakkında 30.06.2006 tarihli iddianamede … nolu sahte çek ile ilgili olarak kamu davası açılmadığı gibi, ek iddianamede tanzim edilmediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında suça konu çekle ilgili nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 225.maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık hakkında … nolu çekle ilgili hüküm kurulurken, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği gibi, sahte çekleri sanığın farklı kişilere karşı borçlarından dolayı farklı zamanlarda ciro edip vererek menfaat temin etmesi ve … no’lu çekle ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmadığı hususları gözetilmeden, TCK’nın 43.maddesi gereğince fazla ceza tayini,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağının belirtilmesi karşısında; keşidecisi … Şirketi gözüken … no’lu çeki daha önceki borcuna karşılık icra takibi yapan Av. …’e yaptığı ödeme gereği bakiye kalan borca karşılık verdiği olayda sanığın dolandırıcılık suçundan beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, keşidecisi …Şirketi gözüken … nolu çekler yönünden nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşıldığından İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan hükümlü yada tutuklu bulunmadığı takdirde sanığın derhal salıverilmesinin temini için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.