YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2201
KARAR NO : 2014/3273
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d, f-son maddesi gereğince 4 yıl hapis ve 100 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52. maddesi gereğince bir gün için takdiren 20,00 Türk lirası hesabı ile sanığın 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 15 8/1-d-f-son maddesi gereğince sanık hakkında verilen para cezasının suçtan elde edilen menfaatin iki katma yükseltilerek sanığın 65.418,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2011 tarihli ve 2009/309 esas, 2011/201 sayılı kararının infazı sırasında, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının ödenmeyen para cezasına göre hükümlünün kaç gün hapsedileceği hususundaki duraksamanın giderilmesi istemine yönelik Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04/10/2012 tarih ve 2012/1-1071 ilamat sayılı hapse çevirme kararı ile hesaplandığı gibi hapis cezasının 1095 gün olarak tespitine ilişkin İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/03/2013 tarihli, ve 2009/309 esas, 2011/201 sayılı ek kararma yönelik itirazın keza reddine dair İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2013 tarihli ve 2013/221 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/01/2014 gün ve 2013/4/4 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/01/2014 gün ve 2014/11446 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; hükümlü tarafından tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde yükümlü bulunduğu adlî para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarına ilişkin uyuşmazlık bulunması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesinin 1. fıkrası “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan paranın hükümlü tarafından Devlet Hâzinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki adli para cezasının tanımı yapıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında “Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün
Karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.” ve aynı kanunun 61. maddesinin 8. fıkrasında ise “Adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.” hükümleri ile yasa koyucu adli para cezasını, mutlaka gün üzerinden tayin edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
5237 Sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde öncelikle suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; tespit olunacak temel gün, belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken hapis cezası gün olarak belirlenmeksizin adli para cezasının, doğrudan haksız menfaat miktarının iki katına yükseltilmesine ve ödenmeyen kısma karşılık gelen hapis gün sayısının infaz aşamasında belirlenmesine yönelik verilen kararlarda isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/09/2011 tarih ve 2009/309 esas, 2011/201 sayılı kararıyla TCK’nın 158/1-d, f-son, 52/2. maddeleri uyarınca tayin olunan sonuç 4 yıl hapis ve 65.418 TL adli para cezasına dair kararın temyiz olunmadığından kesinleştirilerek infazı sırasında, adli para cezasının 28/08/2012 tarihli tebliğe rağmen ödenmemesi üzerine Cumhuriyet savcısının talebi üzerine İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2013 tarihli kararında ödenmeyen 65.418 TL’nin Ceza Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/7. maddesinin ‘adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi 3 yılı geçemez’ hükmünü dikkate alarak 3 yıl karşılığı 1095 gün olarak belirlenmesi kararına itiraz üzerine İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2013 tarihli itirazın reddine ilişkin kararın, kanun yaranına bozulması istenilmiş ise de, hükümlü hakkındaki kararın infaza başlanmasından sonra 05/11/2012 tarihli dilekçesinin temyiz istemi mahiyetinde kabulü ile temyizin reddine dair aynı mahkemenin 09/11/2012 tarihli kararın kaldırılarak dairemizce 15/09/2011
tarih ve 2009/309 esas, 2011/201 karar sayılı asıl hükmün temyiz incelenmesi sonucunda, 2013/20999 esas, 2013/15346 karar sayı ve 10/10/2013 tarihinde dolandırıcılık suçu yönünden onanmasına karar verildiği, bu durumda, kanun yararına bozmaya konu edilen infaz işleminin, kararın onanarak kesinleşmesinden önceye ait ve adli para cezasının ödenmesine dair yapılan tebligat ve infaz işlemlerine dayanması, kesinleşmeyen hükmün infazı ve adli para cezasının da hapse çevrilmesi ile tebligat işlemleri bu aşamada hukuken geçersiz ve yok hükmünde olacağından ve Yargıtay onama kararından sonra işlemlerin yenilenmesinin gerekeceğinin anlaşılması karşısında konusu bulunmayan Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 24/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.