YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/623
KARAR NO : 2014/18502
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Meskeniyet iddiası
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, aleyhine başlatılan icra takibinde, haline münasip evinin haczedildiğini belirterek, İİK’nun 82. maddesi gereğince haline münasip meskeni üzerindeki haczin kaldırılması talebi ile İcra Mahkemesi’ne başvurduğu, Mahkemece, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce, borçlunun, sözü edilenlerle birlikte barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktarın borcluya bırakılmasına karar verilmelidir.
Somut olayda, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, taşınmazın değerinin 150.000,00 TL haline münasip bir evin bedelinin ise 85.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Bu durumda Mahkemece, mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev olması için gerekli 85.000,00 TL’nin kendisine bırakılmasına, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan yani 85.000,00 TL’den az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, satışın 150.000,00 TL’den az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki “… 150.000,00 TL üzerinden…” sözcüklerinin çıkarılmasına yerine “… 85.000,00 TL’den az olmamak üzere…” sözcüklerinin eklenmesine hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.10 2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.