YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23114
KARAR NO : 2015/4699
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın 21/07/2006 doğumlu çocuğu … için, Yeşil Kart Başvuru ve Bilgi Formu doldurulmadan Valilik İl İdare Kurulu tarafından alınmış Yeşil Kart almasının uygun olduğuna dair bir karar olmadan 16/01/2007 alınmış, fiziken ele geçmeyen yeşil kartı kullanıp eczanelerden ve sağlık kurumlarından ilaç-hizmet alarak toplamda 801 TL haksız yarar sağlaması eylemlerinin “zincirleme nitelikli dolandırıcılık”, “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; …nün 10/01/2013 tarihli cevabi yazı içeriğinde bahsi geçen Sağlık Bakanlığı müfettişinin soruşturma-inceleme raporunun sanıkla (oğlu …’in yeşil kartı) ilgili olan bölümünün onaylı fotokopisinin temin edilmesi, …’ın … … Devlet Hastanesi ve muhtelif eczaneler nezdinde aldığı sağlık hizmeti ve ilaçların teminin aşamalarında suça konu yeşil kartın fotokopisinin evrak arasında olup olmadığının belirlenmesi, katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinde adı geçen …’in …’ın yeşil kartının çıkartılması aşamasında sanıkla bir irtibatının bulunup bulunmadığının belirlenmeye çalışılması, gerektiğinde tanık sıfatıyla dinlenmesi, yapılmış ise adli-idari soruşturma evrakının getirtilip incelenmesi, sanığın müracaatı üzerine 22/11/2006 tarihli İl İdare Kurulu kararı ile kendi, eşi ve iki çocuğu için yeşil kart alabilecek şartları haiz olduğu dosya kapsamından belli olmakla; 31/07/2006 tarihinde nüfus cüzdanı çıkartılmış oğlu … için suç tarihleri itibariyle yeşil kart çıkarttırabilecek yasal koşulları taşıyıp taşımadığının belirlenmesi toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.