Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/5836 E. 2015/30149 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5836
KARAR NO : 2015/30149
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Şikâyetçiye ait taşınmazda kiracı konumunda olan Silah Dünyası şirketinin hissedarı ve sorumlu müdürü olduğu sanığın, işyerinin kira borçlarını ödememesi nedeniyle başlatılan tahliye kararının kesinleşmesi üzerine boşalttığı taşınmaza kasıtlı olarak zarar verdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, taşınmazın icra kanalı ile tahliye edildiğini ve daha sonra bu yere hiç girilmediğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi yanı sıra tahliye sırasında sanık ile şikâyetçi tarafından sulh hukuk mahkemelerine yapılan talep üzerine düzenlenen bilirkişi raporlarında, binanın herhangi bir darbeye maruz kalmadığı, faaliyet konusuna uygun şekilde kullanılmış olduğu ancak malzemelerin sökümü sırasında hasarların oluştuğu tespit edilmiş olup, kiracının kendisine ait eşyaları söktüğü sırada meydana gelen hasarların hayatın olağan akışına uygun düşmesi ve kiralanan yerin sanık tarafından temel olarak atış poligonu olarak kullanılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, taşınma sırasında veya genel kullanımdan meydana gelen ve kasten yapıldığı tespit edilemeyen zararlar nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı, yine zararın sanık tarafından yapıldığına ya da yaptırıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanılarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.