YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2020
KARAR NO : 2017/23032
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK’nun 158/1-d, 43/1,62/1,52/2-4,53. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2-TCK’nun 207/1,43/1,62/1,53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler; sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Umut Işığı Kültür ve Yardımlaşma Derneği ile El Ele Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına herhangi bir yetkisi ve görevi bulunmayan sanığın tanıkların işlettiği matbaada yardım makbuzu bastırarak 4.227,00 TL yardım topladığı bu şekilde sahte makbuzlar düzenleterek ve müştekilerin başkanlıklarını yaptığı derneklerinin isimlerini kullanarak müsnet zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan olayda;
Sanığın savunması, müştekilerin ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin mahkemece verilen mahkumiyet hükümlerinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18/06/2013 gün ve 2012/15-1351 Esas ve 2013/328 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kanun koyucu, cezanın kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime somut olayın özellikleri ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini de göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Ancak, hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçe, bu düzenlemelere uygun olarak; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile dosya içeriğine yansıyan bilgi ve belgelerin isabetli biçimde değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; haksız menfaat miktarının 4.227,00 TL olduğu olayda, TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde takdirin kullanılarak alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, sanık hakkında, atılı suçlar yönünden yetersiz gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılması ve TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerin ½ oranında artırılmak süretiyle, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler somutlaştırılmadan ve bu kriterler esas alınmadan, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezalarının alt sınırdan ayrılarak üst sınırdan tayin edilerek fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.