YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2394
KARAR NO : 2017/25877
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlerine, görevi kötüye kullanma suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hükümler katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilmesi öngörülen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık …’ın, … Araştırma Hastanesinde Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptığı ve sanık …’ın kardeşi olduğu, sanık … ile arkadaşı olan sanık …’un, estetik operasyon yaptırmak isteyen katılan …’ı, sanık …’ın çalıştığı hastaneye götürdükleri ve yapılan ameliyattan sonra, sanık …’ın haberi olmaksızın ameliyat ücreti olarak 4.500 TL para istedikleri, katılan …’ün eşi … tarafından 4.500 TL’nin sanık … hesabına gönderildiği, katılan Sündüz’ün taburcu olmasından sonra ise, ameliyat olduğu yerlerde çeşitli deformasyonlar oluştuğu, bu suretle sanık … hakkında görevi kötüye kullanma, sanıklar … ve … hakkında ise kamu görevlisi ile ilişkileri olduğundan bahisle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Adli Tıp Kurumu’nun, ameliyatın tekniğe uygun olarak yapıldığı ve doktorun kusurunun olmadığına dair raporu gereğince, tüm dosya kapsamına göre sanığın beraatine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Katılan …’ın, 22/04/2009 tarihinde ameliyat olduğu ve dört gün hastanede yatışının gerçekleştiği, katılanın hastanede bulunduğu 24/04/2009 tarihinde ise, eşi katılan … tarafından sanık … hesabına 4.500 TL paranın gönderildiği, her ne kadar sanık … ifadesinde, katılan …’ye elden 7.000 TL borç para verdiğini, katılanın da bu paranın bir kısmını gönderdiğini beyan etmiş ise de, katılanlar tarafından bu iddianın doğrulanmadığı ve ameliyat parası olarak gönderildiğinin beyan edildiği, yapılan kolluk araştırmasına göre, katılan …’nin aylık gelirinin sanık …’den 7.000 TL borç almasını gerektirmeyecek kadar yüksek olduğunun tespit edildiği, kaldı ki alacak borç iddialarının yazılı delil ile ispatının gerektiği ve sanık …’ın elden borç verdiğine dair iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, tüm beyan ve deliller gereğince sanıkların iştirak halinde hareket ederek, katılanlara yönelik olarak 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdikleri, ancak hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanıklar hakkında beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.