YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/29795
KARAR NO : 2017/22964
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
Dolandırıcılık suçundan sanık sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 158/1-f, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 16/06/2016 tarihli ve 2014/111 esas, 2016/84 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.06.2017 gün ve 94660652-105-03-14230-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2017 gün ve 2017/38358 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya aslının diğer sanıklar yönünden temyiz incelemesine esas olmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş olması nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
1- 5237 sayılı Kanun’un 52. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olamamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” düzenleme karşısında, belirlenen gün sayısının takdir edilecek miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının tayini gerekirken, gün para sistemi belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanığın cezalandırılmasına konu eylemin suç tarihinin 25/10/2006 olduğunun anlaşılması karşısında, 08/07/2005 gün ve 25869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158/1-son maddesine ilave edilen “Ancak, (e), (f), ve (j) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı 3 yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz” şeklindeki düzenleme gereğince, hapis cezasının alt sınırının 3 yıl olduğu nazara alınmadan temel cezanın 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak tayin edilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-(2) no’lu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihinin 25.10.2006 olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-f-son maddesi gereğince hapis cezasının alt sınırının 3 yıldan, para cezasının ise menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden, temel cezanın 2 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak eksik tayin edilmesi nedeniyle 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 16.06.2016 gün ve 2014/111-2016/84 sayılı hükmün belirtilen nedenle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
2-(1) no’lu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;
TCK’nın 61/8. maddesine göre, aynı kanunun 158/1-f, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca tayin olunan 5 gün adli para cezasının, TCK’nın 52. maddesi uyarınca 20,00-100,00 Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarla çarpılması neticesinde adli para cezasına hükmolunması gerektiği gözetilmeden, infazda tereddüde yol açacak şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 16.06.2016 gün ve 2014/111-2016/84 sayılı hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre ve aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına, lehe değerlendirme yapılacak şekilde, “Sanık hakkında belirlenen 5 gün adli para cezasının TCK’nın 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL’den hesap edilmek suretiyle neticeten 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesine ve para cezasının infazının bu miktar üzerinden yapılarak hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.