YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6212
KARAR NO : 2019/6733
KARAR TARİHİ : 17.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 52/2, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm; sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılana hiç çalışmamasına rağmen kendisini …servisinde çalıştığını pert kayıtlı araçları ucuza satabileceğini belirterek katılan ile anlaştığı ve katılanın kapora olarak sanığın hesabına 4.000 TL gönderdiği, daha sonra sanığın ortadan kaybolmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın savunmaları, katılan ve tanık beyanları,…servisinin yazısı ile dosya kapsamından sanığa atılı suçun sübutu yönünden verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna dair temyiz itirazının reddine ancak;
Dosya kapsamında yapılan uzlaştırma işlemlerinde katılanın zararın karşılanması durumunda uzlaşmayı kabul etmiş olduğu, ancak sanığa uzlaştırma konusunda dosya içerisinde yapılan tebligatın bulunmaması ayrıca sanığın da temyiz dilekçesinde kendisine uzlaştırma tebligatı yapılmadığını belirtmiş olması karşısında Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da muhatabına ulaşamaması durumunda öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa muhatabın MERNİS adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin MERNİS adresi olduğunu belirtmeden tebliğ yapması, yine tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa tebligat parçası üzerine adresin MERNİS adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği cihetle, adı geçen sanığa usulüne uygun olarak uzlaşma tebligatları yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden usulsüz ve eksik yapılan tebligat işlemine dayanılarak ve uzlaşmanın gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlar’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/500-2014/440 E-K sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, öncelikle tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.