Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/1228 E. 2009/416 K. 29.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1228
KARAR NO : 2009/416
KARAR TARİHİ : 29.01.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …….. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davalı tarafından imâl olunan göbek bilyasındaki hata nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı cevabında göbek bilyasının satıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, zararın göbek bilyasının kaynak yapımı sırasında uygun kaynak yapılmadığından dolayı oluştuğunu, kaynak işleminin ise kendileri tarafından yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hasarın göbek bilyasının hatalı kaynatılmasından oluştuğu ve bu işleminde davalı tarafından gerçekleştirildiği kanaatiyle dava kabul edilmiş ise de olayda çözümü gereken husus kaynak işleminin davalı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirilmiş ise davalıya satılan göbek bilyasında gizli ayıp bulunup bulunmadığının tespitidir. Taraflar göbek bilyasının kamyona montaj işleminin davalı tarafından yapılmadığı hususunda mutabıktırlar. Bu durumda satılan bilyada (rulmanda) gizli ayıp bulunup bulunmadığı, gizli ayıp var ise gizlenerek alıcının iğfal olunup olunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Eğer satılanda ayıp yoksa BK’nın 208. ve TTK’nın 25. maddeleri uyarınca BK’nın 207. maddesindeki zamanaşımı süresi 6 ay olarak uygulanacaktır. Bununla beraber alıcının iğfal edilmesi halinde BK’nın 207. maddesi uyarınca bu hükümden yararlanması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu satılanda gizli ayıp bulunup bulunmadığının denetimi açısından hükme yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle 2002 yılında davacı tarafından monte edilen bilya 2006 yılında kırıldığına göre bu bilyanın 4 yıllık
kullanma süresinin olup olmadığı, satım sırasında bilyada gizlenen ayıp olup olamayacağı varsa bu ayıplı mamülün 4 yıl süre ile arıza vermeden çalışıp çalışmayacağı üzerinde durulmalıdır. Bu nedenle mahkemece ikisi makine mühendisi ve birisi hukukçudan oluşturulacak bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınarak satın alınan bilyada gizli ayıp olup olmadığı varsa ayıplı bilyanın 4 yıl süre ile arıza vermeden çalışıp çalışamayacağı, alıcının iğfal edilip edilmediği belirlenmeli, satılanda gizli ayıp yoksa veya alıcının iğfal edilmesi sözkonusu değilse dava reddedilmeli, aksi takdirde satılanda gizli ayıp varsa ve hasar satılanın ayıbından kaynaklanmış ve alıcı iğfal edilmiş ise bu takdirde davalının 1997 model aracın değerine ilişkin itirazları üzerinde de durularak dava sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu verilen kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.