Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3921 E. 2009/3809 K. 23.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3921
KARAR NO : 2009/3809
KARAR TARİHİ : 23.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 16.07.2001 tarihli sözleşmede işin bedeli 55.000 DM olarak götürü bedel üzerinden belirlenmiştir. Bu bedelden 40.000 DM’nin ödendiği ihtilâfsızdır. İhtilâf bakiye 15.000 DM alacağın ödenmemesinden kaynaklanmıştır. Davalılar vekili yapılan işte eksiklik ve ayıplı işlerin bulunduğunu, bunların bedelinin davacının alacağından düşülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. BK’nın 365. maddesi uyarınca işin götürü bedelle kararlaştırılması halinde yüklenici sözleşmedeki bedeli alarak eseri tamamlamak zorundadır. Başka bir anlatımla, götürü bedelli işlerde yüklenici eseri hangi seviyeye getirmişse, kararlaştırılan bedele o oranda hak kazanacaktır. Somut olayda, gerek davalıların 06.08.2002 tarihinde yaptırdıkları … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/228 değişik iş sayılı tespit dosyasında, gerekse yapılan yargılama sırasında keşif sonucunda alınan teknik bilirkişi raporunda davacı yüklenicinin yaptığı işte bir takım eksiklikler bulunduğu, ayrıca ayıplı işler olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yüklenicinin işi tamamlamadığı ortadadır. Ancak, tespit raporundaki eksiklikler mahalli rayiçlere göre, yargılama sırasında alınan raporda ise Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları üzerinden hesaplanmıştır. Yine her iki raporda da ayıplı imalâtlar için nefaset kesintisi yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Davalı iş sahibi eksik işler bedelini zamanaşımı süresinde her zaman talep edebilir. Ayıplı işler yönünden ise; taraflar arasındaki sözleşmede yüklenici, tüm işlere teslim tarihinden itibaren malzeme ve işçilik hatalarına karşı 1 yıl garanti vermiştir. Dosyada işin teslimine ilişkin bir tutanak yoktur. Davalılar vekili 06.08.2002 tarihli tespit dilekçesinde işin Kasım 2001’de teslimi öngörüldüğünü belirtmiş, davacı yüklenici ise kendisine tebliğ edilen bu dava dilekçesine itiraz etmemiştir. Bu nedenle Kasım 2001 tarihi dikkate alındığında yapılan tespit ayıp ihbarı niteliğinde olup, 1 yıllık garanti süresi içinde ihbarda bulunduğundan davalı iş sahibinin ayıplı iş bedellerinin tespiti ile davacı yüklenici alacağından indirim talep hakkı doğmuştur.
Tüm bu nedenlerle, dava konusu olayda yüklenicinin üstlendiği eseri kısmen yaptığı sabit olduğundan hakettiği iş bedelinin işin tamamlanan kısmının tüm işe göre fiziki oranı belirlenerek ve bu oranın götürü bedele uygulanması suretiyle saptanması, bu miktardan ödenen 40.000 DM’nin düşülerek bakiye iş bedelinin hesaplanması, ayrıca ayıplı işlerin bedelinin de 2002 yılı fiyatlarıyla tespit edilerek bu bedelin de bakiye iş bedeli alacağından mahsubu suretiyle davacı yüklenici alacağının hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece yapılacak iş; dosyaya raporunu sunan bilirkişiden ek rapor alınarak, tespit ve yargılama sırasında alınan iki rapor arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle davacı yüklenicinin hakettiği iş bedeli alacağını yukarıda belirtilen yönteme göre hesaplanmasından ibarettir. Bu hususlar dikkate alınmadan anılan gerekçeyle davacının talebinin aynen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Mahkemenin kabulüne göre de, davacı yüklenici alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür. Davacı daha önce … İcra Müdürlüğü’nün 2002/3492 sayılı dosyasıyla iş sahipleri aleyhine icra takibi yapmıştır. Bu takibe itiraz edilmiş ancak itirazın iptâli davası açılmamıştır. Davalı iş sahipleri icra takip tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. Bu nedenle icra dosyası da celp edilip, incelenmek suretiyle temerrüt gerçekleşmiş ise, davacı alacağına icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentle açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile davalılar yararına, 3. bent uyarınca kabulü ile davacı yararına kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 23.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.