YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6932
KARAR NO : 2009/418
KARAR TARİHİ : 29.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 04.11.1991 ve 08.05.1998 tarihli okul yapım sözleşmelerinden kaynaklanmış olup, davacı iş sahibi davalıya yapılan fazla ödemelerin istirdadını talep ve dava etmiş, mahkemece işin kesin hesabının yapılmasından sonra geriye dönük olarak yapılan ödemelerin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapım işinin ikmâl edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine işin tasfiyesi cihetine gidilmiş ve daha sonra yapılan müfettiş incelemesi sonucunda davalıya fazla ödeme yapıldığının belirlenmesi üzerine eldeki dava açılmıştır. Konuyla ilgili olarak yapılan Sayıştay incelemesinde de bir kısım fazla ödemenin varlığı saptanmıştır. Tasfiye hesabı davacının davalıyı ibra ettiği bir belge olarak kabul edilemeyeceğinden eser sözleşmesine ilişkin zamanaşımı süresi içerisinde fazladan yapılan ödemelerin istenmesi mümkündür. Fazla ödeme nedeni olarak hakedişlerde mükerrer imalâtların yer aldığı, işin metrajının yapılan işten daha fazla gösterildiği, imalâta yanlış poz numaralarının uygulandığı hususları gösterilmiştir. Nitekim bu konuda Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2002/566 Esas sayılı davasında davanın sürdüğü, mahkemece verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece fazla ödeme ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporlarının da çelişkili olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemenin şeklen davayı reddetmesine dair gerekçe yerinde bulunmadığından mahkemece işin esasına girilerek ve gerektiğinde ceza davasının sonuçları gözetilip BK’nın 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı hususlar varsa bunlarda dikkate alınarak ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan tasfiye hesabının kesinleştiğinden bahisle davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.