Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1352 E. 2010/1091 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1352
KARAR NO : 2010/1091
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi gereğince, davalının nam ve hesabına sözleşme konusu işteki ayıplı işlerin yaptırılmasına izin verilmesi ve ayıbın giderilmesine mahsuben de 4.754,50 TL’nin davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 4.754,50 TL alacağın tahsili istemi hakkındaki davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına; Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi gereğince, açılan davanın kabulüne ve 02.09.2004 tarihli sözleşme uyarınca, davalı yüklenici tarafından davacı şirkete ait işyerinde yapılan işteki hatalı imalâtları gösteren 08.10.2007 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak hatalı imalâtların davalı nam ve hesabına, davacı tarafından yaptırılmasına izin verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 02.09.2004 tarihli adî yazılı sözleşme yapılmış olup; bu sözleşme kapsamının doğruluğu, tarafların kabulündedir. Davacı iş sahibi; davalı, yüklenicidir. İşin niteliği, sözleşmenin (3.3) maddesinde gösterilmiştir. Davada yapılan işin ayıplı olduğu ileri sürülerek ayıpların, davalı yüklenicinin nam ve hesabına giderilmesine izin verilmesine ve ayıbın giderilmesi bedeline mahsuben de 4.754,50 TL’nin tahsili istenmiştir.
Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/55 D.İş sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından yaptırılan delil tespiti incelemesi sonucu sunulan 10.10.2006 tarihli bilirkişi raporunda; yapıdaki sıva çatlaklarının giderilmesi ve boyanması bedelinin toplam 4.754,50 TL olduğu açıklanmıştır. Mahkemece, yaptırılan inceleme sonucu sunulan 08.10.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda sözü edilen delil tespiti raporunu doğrulamıştır. Ancak, ayıpların 4.754,50 TL’den daha fazla bedelle giderilebileceği açıklanmıştır. Kusurlu işlerin giderim bedeli olarak saptanan 4.754,50 TL, Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/955 D.iş Esas ve 2006/955 Karar sayılı ve 18.12.2006 tarihli tevdii yeri kararı gereğince, …
Bankası Ankara Adliyesi Şubesinde davacı adına açılan hesaba, davalı tarafından 28.12.2006 tarihinde yatırılmıştır. Dava ise, 09.01.2007 tarihinde açılmış olup, davacı taraf tevdii yerine yatırılan parayı, dava derdest iken tahsil ettiklerini bildirmiştir. Tevdii yeri dosyası ve dava dosyası kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava tarihinden önce ayıplı işler bedelinin, tevdii yerine yatırılmış olduğunun davalı tarafından davacıya bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeple, davanın yargılaması sırasında davacı tarafından tahsil edilen 4.754,50 TL alacak hakkındaki davanın, konusuz kalması nedeniyle mahkemece karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm oluşturulması doğru olmuştur.
Davanın yargılaması sırasında, davacı vekili, 09.04.2008 havale tarihli dilekçesi ile kusurlu işlerin başka bir yükleniciye davacı tarafından toplam 6.785,00 TL bedelle yaptırılmış olduğunu bildirmiş ve belirtilen bu miktardan 4.754,50 TL’nin mahsubunu yaparak 2.030,50 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 83 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince, davacı tarafından davanın kısmen ya da tamamen ıslahı mümkün olup, davalı tarafın kabulüne bağlı değildir. Davacı, tüm kusurlu işler bedelinin 6.785,00 TL olduğunu bildirmiş ve davalı tarafından da bu miktara somut bir itirazda bulunulmadığı ve davacı tarafından dava dışı yükleniciye 6.785,00 TL’nin tamamının ödendiğini gösterir banka makbuzu sunulmuş olduğu halde; mahkemece, 2.030,50 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, giderilmesi gereken başkaca kusurlu işler bulunmadığına göre davalının daha fazla sorumluluğunu gerektirir şekilde Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi gereğince nama ifaya karar verilmesi doğru olmadığı gibi; giderilmesi gereken kusurlu işlerin neler olduğunun kararda gösterilmemesi de doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, diğer temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.