YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/209
KARAR NO : 2010/3337
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat Gülderen Şahin …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, 12.06.2006 tarihli sözleşme uyarınca yapımı kararlaştırılan İstanbul Anadolu yakası Adalet Sarayı İnşaatı işinde sözleşme öncesi belirlenen zemin raporlarının inşaat sırasında zemine uygun olmadığının anlaşılması sebebiyle öngörülemeyen ek masraflarla karşılaşıldığı ve kazının bir bölümünün dinamit patlatmak suretiyle yapılmak zorunda kalındığı bu nedenle davalının dinamitle patlatma kazı pozuna uyan pozdan ödeme yapması gerekirken bedelinin başka pozlardan ödendiği ileri sürülerek asıl ve ıslah ile açılan davalarda 11.738.475,30 TL’nin davalıdan tahsili istenmiş, mahkemece alınan bilirkişi asıl ve ek raporuna dayanılarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İmzalanan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca Yapım İşleri Genel Şartnamesi (Y.İ.G.Ş) sözleşme ekidir. Dolayısıyla HUMK’nın 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi olarak kabul edildiğinden mahkemece re’sen nazara alınmalıdır. Dosyada mevcut 19.07.2007 tarihli tutanaktan 4 nolu hakediş dahil kazı işlerinin (H) Blok hariç tamamlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kazılarla ilgili tüm hakedişlerin ve varsa itiraz dilekçelerinin asılları celp edilerek, hakedişlere itiraz edilip edilmediği belirlenmeli Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40’ncı maddesine uygun biçimde bir itiraz yoksa davanın reddine karar verilmelidir.
Hakedişlere itiraz edilmiş ise; dava BK’nın 365/II. maddesindeki götürü bedelin uyarlanması niteliğinde görüldüğünden itiraz edilen hakedişlerdeki fiyat farkının tüm götürü bedele kıyaslandığında götürü bedelin arttırılmasını gerektirip getirmeyeceği götürü bedelin uyarlanması gerekiyor ise miktarının ne olacağı konusunda esasen tespit raporunu hazırlayan bilirkişi İbrahim Elvan’ın mahkemece alınan asıl ve ek raporda görev aldığı gözönünde tutularak ve davalının rapor ve ek rapora itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınıp sözleşme ve ekleri gözönünde tutularak sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile davanın sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Bakanlık yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 10.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.