Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2139 E. 2010/2073 K. 12.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2139
KARAR NO : 2010/2073
KARAR TARİHİ : 12.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, dış cephe boya, tamir ve diğer işlerin yapılmasına ilişkin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle iş bedelinden kalan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, ayıplı imalât yapıldığından fesihte haklı olduklarını, gecikme tazminatıyla peşin ödemenin mahsubu sonucu borçlarının kalmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde, gecikilen her bir gün için 400,00 TL gecikme cezasının işverene ödeneceği, bu sürenin 10 günü geçmesi halinde, işverenin gecikme cezası alıp, işi devam ettirmekte veya sözleşmeyi fesihle işi başkasına yaptırmakta serbest olacağı hükmüne yer verilmiştir. Burada kararlaştırılan 10 günlük süre, sözleşmenin feshedilemeyeceği döneme ilişkin olup, iş sahibi ancak 10 günlük süreden sonra sözleşmeyi feshedebilir. Kararlaştırılan ceza ise Borçlar Kanunu 158/II. maddesi uyarınca ifaya ekli ceza niteliğinde olup, sözleşmenin feshi halinde istenemez. Ancak iş sahibi, feshedilemeyen süreye ilişkin 10 günlük cezayı isteyebilir. Bu nedenle, davacı alacağından 10 günlük ceza karşılığı 4.000,00 TL’nin mahsubu ile kalan 9.500,00 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan, bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak daha fazlasının mahsubu doğru olmamıştır.
Davalının temyizine gelince;
3-Takipte %28 oranında ticari faiz istenmiştir. Takip tarihi itibariyle, T.C.Merkez Bankası’nca yayınlanan en yüksek faiz oranı %25’tir. 4489 Sayılı Yasa ile değişik 3095 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca, davacı, bu oranda faiz isteyebileceğinden, takipten itibaren %25 ve değişen oranlarda (%28’i aşmamak üzere) faize hükmedilmesi gerekirken, istemin aynen kabulüne karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davacı, 3. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.