YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2183
KARAR NO : 2010/2800
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … vekili Avukat … …. Diğer davalılar vekilleri ve davalı asiller gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davacı arsa sahibine ait … Mahallesi 529 ada 380 parsel üzerinden inşası kararlaştırılan yapının ruhsatsız ve kaçak olup imara aykırı bulunması nedeniyle sözleşmenin feshi ve tapu iptâli istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun amir hükümleri uyarınca her türlü inşaatın ilgili mercilerden ruhsat alınarak plân ve projesine uygun şekilde yapılması zorunludur. Davalılardan yüklenici, izin almadan inşaata başlamış, belediyece inşaatın kaçak olması sebebiyle yapı tatil tutanakları düzenlenmesine rağmen kaçak yapıya devam etmiş ve üç kez yıkım kararı alınmıştır. Mahkemece davacının kaçak yapıdan haberdar olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de imara aykırı bir yapının hukuk düzenince korunması mümkün bulunmamaktadır. İmara aykırılık kamu düzeni ile igili olup mahkemece de re’sen gözetilmelidir. Bu nedenle kural olarak akdin feshi davasında fesih şartları oluşmuştur. Kaçak yapıdan daire satın alan diğer davalıların da iyi niyetli olduklarının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olmasına rağmen inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği mahkemece araştırılmamıştır. İmara uygun hale getirilme imkânının olup olmadığı belediyeden sorulmalıdır. Yıkımı gereken bir inşaat sözkonusu olup yasal hale getirilme imkânı yok ise davanın kabulüne, yasal hale getirme imkânı varsa bu takdirde davalı yükleniciye veya inşaattan daire satın alan diğer davalılara yetki ve uygun bir süre verilip sonucuna göre dava karara bağlanmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmadığı gibi ana binaya ait arsa tapusundan hisse satın alan …’ın haklarının etkilenmesi ihtimâline binaen bu kişi davaya katılmadan eksik taraf teşkiliyle sonuca varılması da yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.