Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2453 E. 2010/3028 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2453
KARAR NO : 2010/3028
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … İnş.A.Ş. vekili Avukat …, davalı … Ltd.Şti. vekili Avukat … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, ayıpların giderilme bedellerinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … Ltd.Şti. müşavir firmadır. Müşavir firmanın sorumluluğu vekâlet akdi hükümlerine göre belirlenir. BK’nın 126/IV. maddesine göre vekâlet akdinden doğan uyuşmazlıkların zamanaşımı süresi 5 yıldır. İşin kesin kabulünün onay tarihi 29.01.2002 olduğuna göre zamanaşımının bu tarihte başlatılması zorunludur. Islah ise 06.03.2008 tarihinde yapılmıştır. İşin kesin kabulünün onay tarihi ile ıslah tarihi arasında BK’nın 126/IV. maddesinde belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan, ıslah ile artırılan miktar yönünden müşavir firma olan … Ltd.Şti. hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı … Ltd.Şti.nin ıslah ile artırılan miktardan da sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
3-BK’nın 362/son fıkrasına göre yapılan işteki kusurun sonradan meydana çıkması halinde iş sahibinin vakıf olur olmaz keyfiyeti yükleniciye haber vermesi zorunludur. Davacı iş sahibi ile yüklenici şirket arasında gizli ayıplara ilişkin yazışmalar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu yazışmalar ayıp ihbarı niteliğindedir. İş sahibinin sonradan ortaya çıkan ayıplardan haberi olması üzerine hemen durumu yükleniciye bildirmesi gerekir. Böyle bir durumda davanın da makul süre içerisinde açılması zorunludur. İş sahibinin davayı açmakta gecikmesi kendi kusuru ile zararın artmasına neden olur. Yüklenicinin artan bu zarardan sorumlu tutulması düşünülemez.
Somut olayda gizli ayıplı işlerin giderilme bedeli yönünden dava tarihi itibariyle değerlendirme yapılması davalı tarafın sorumluluğunu arttırıcı niteliktedir. Değerlendirmenin gizli ayıpların ortaya çıktığı ve davalı tarafa bildirildiği tarihe eklenecek makul süre sonucu ulaşılan tarih itibariyle yapılması gerekir. Mahkemece bilirkişilerden bu şekilde ek rapor dahi alınmadan davanın sonuçlandırılması da hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; gizli ayıpların ortaya çıktığı ve davalı tarafa bildirildiği tarihe eklenecek makul süre sonu itibariyle ayıpların giderilme bedellerinin belirlenmesinden, davalı tarafın itirazlarının da dikkate alınmasından, bu konuda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınmasından, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulmasından, davalı müşavir firma … Ltd.Şti.nin zamanaşımı nedeniyle ıslah ile arttırılan miktardan sorumlu olmayacağının dikkate alınmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı iş sahibinin tüm, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davalı … Ltd.Şti., 3. bent uyarınca davalılar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.