YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2955
KARAR NO : 2010/3309
KARAR TARİHİ : 09.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup eser sözleşmesinin feshi sebebiyle imalât bedeli kar kaybı ve munzam zarar alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı ibraz ettiği 11.02.2005 tarihli sözleşmeye istinaden yanlar arasında akdi ilişki bulunduğunu bir kısım sözleşme kapsamında işleri gerçekleştirmesine rağmen davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek yapılan işler bedeli ile yoksun kaldığı kârın ödetilmesini istemiştir. Davalı da taraflar arasında bir kısım işlerin yapılması konusunda görüşmeler yapılmasına ve sözlü olarak anlaşılmasına rağmen ibraz edilen sözleşmeyi kabul etmediklerini şirket adına imzalayan şahsın yetkili olmadığını savunmuştur.
Getirtilen ticaret sicil kaydına göre davalı adına sözleşme imzalayan Seçkin Gürsoy şirketi temsile yetkili değil ise de; adı geçen şahsın BK’nın 32 ve 39. maddeleri uyarınca
davalı şirket adına hareket edip etmediği ve işlemlerine icazet verilip verilmediği araştırılmadığı gibi mahkemece sözleşmenin geçerliliği kabul edilmekle birlikte fesihle ilgili kusur incelemesi yapılmamış ve davacının kâr kaybı isteyip isteyemeyeceği tartışılmadığı gibi davacının gerçekleştirdiği imalât bedeli, dayanağı gösterilmeksizin Bayındırlık Birim Fiyatlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş davalıya ait ticari kayıt ve defter belgeleri ibraz ettirilerek sözleşmeyi şirket adına imzalayan Seçkin Gürsoy’un BK’nın 32 ve 39. maddeleri uyarınca davalının yetkili temsilcisi olarak imzalayıp imzalamadığı ve adı geçen şahsın başka işlerde davalıyı temsilen hareket edip etmediği ve bu şahsın yaptığı iş ve sözleşmelere davalının icazeti olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sözleşmenin yetkilisi tarafından imzalanmaması ve davalı için bağlayıcı olmayacağının anlaşılması halinde hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla, davacının gerçekleştirdiği ve davalının yararına olan imalâtların BK’nın 366. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin hesaplattırılarak hüküm altına alınması, sözleşmenin şirketi bağladığının kabul edilmesi durumunda götürü bedelli olması sebebiyle gerçekleştirilen imalâtın tüm işe oranlanıp bulunacak bu oranın tüm iş bedeline uygulanmak suretiyle hakedilen iş bedelinin bulunması sözleşmenin feshinde tarafların kusuru da araştırılıp tartışılarak davalı iş sahibinin fesihte kusurlu davacının kusursuz bulunduğunun saptanması durumunda geriye kalan imalâtla ilgili BK’nın 325. maddesi hükmü de dikkate alınarak kâr kaybı alacağının hesaplattırılarak hüküm altına alınmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru bulunmamış bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyla hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 09.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.