YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5761
KARAR NO : 2010/1426
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
Davacı … Genel Müdürlüğü ile davalı …arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen …, … ve …’dan oluşan Hakem Kurulu tarafından verilen 21.04.2008 tarih ve 2008/485 D. iş sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş davacı vekilince duruşma istenmiş ve dosya Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince 16.06.2008 tarihli yazı ile gönderilmiş olup duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …ile davalı vekili avukat …ve avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 28.01.1994 günlü ve Esas 1993/4, Karar 1994/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında taraflar tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin, uyuşmazlığın maddi hukuk kurallarına göre çözümlenmesini öngördükleri takdirde, buna aykırı karar verilmesinin temyiz nedeni oluşturacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilâfların halli başlıklı 31. maddesinin 4. fıkrasında hakem heyetinin kararını işbu sözleşme, T.C. Kanunları ve Bakanlar Kurulu Kararnameleri ve Nizamnamelerine dayalı olarak alacaklarına dair hüküm yer aldığından temyiz konusu karar HUMK’nın 533. maddesinde sayılan nedenlerle ve yasa ve sözleşme hükümlerine aykırılıklar halinde de bozulabileceğinden dosya ve temyiz nedenlerinin bu doğrultuda incelenmesi gerekli görülmüştür.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık TMO ile Agri Consult AB arasında imzalanan 04.02.1994 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır.
Hakem heyetince, yanlar arasındaki sözleşmenin 18. maddesine göre mühendisin geçici kabul tutanağındaki tarihten itibaren 5 yıl süreyle dizayn ve proje kusurlarından dolayı meydana gelen zarar ve kayıplardan sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, 33. maddeye göre de kabul tutanağının idarece onaylanmasını müteakip kabul formalitelerinin yürürlüğe gireceği, davacının talepleri eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğa ilişkin olup TMO tarafından oluşturulan kabul heyetinin 27.06.1994 tarihinde kabul tutanağı düzenlediği, projelerin tasarım açısından eksik ve hatalı olduğu, projedeki kusurların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu BK’nın 126/IV. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin kabul tutanağının düzenlendiği 27.06.1994 tarihinden başlayarak 27.06.1999 tarihinde sona erdiği, süresinde ayıp ihbarında da bulunulmadığı, 16.01.2004 tarihinde açılan işbu dava nedeniyle 5 yıllık zamanaşımının gerçekleştiği gerekçesi ile davacının 77.842,53 TL ve 1.185.079 Euro’luk taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, proje incelemesi için Agri Consult firmasına ödenen 6.000 $ ile bu miktarın fon ve stopaj tutarı 330 $ ayrı bir hukuki ilişkiden doğduğundan davacının bu kalem talebinin de reddine karar verilmiştir.
Sözleşme konusu işin kabulü 27.06.1994 tarihinde yapılmış olup hakem heyeti kararında da benimsendiği üzere işteki ayıplar gizli ayıp niteliğindedir. BK’nın değişik 126. maddesinde (yüklenicinin kasten veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere eser sözleşmesinden doğan bütün davaların) beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu açıklanmıştır. Buna göre eserdeki açık ayıplara dayanan dava hakkı 5, yüklenicinin bilhassa ayıplı malzeme kullanımı veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olduğu, gizli ayıp sebebiyle açılacak davalar 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Somut olayda projelerin tasarım açısından eksik ve hatalı olduğu, projedeki kusurların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu anlaşılmış ve bu husus hakem heyetince de kabul edilmiş olmasına göre BK’nın 126/IV. maddesi hükmü göndermesi ile aynı Kanunun 125. maddesi hükmü gereğince 10 yıllık zamanaşımının uygulanması gerekmesine ve kabul tutanağının düzenlendiği 27.06.1994 tarihinden itibaren dava tarihi olan 16.01.2004 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımının gerçekleşmemiş olmasına göre işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda tarafların kanıtları toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davada 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davacı iş sahibi tarafından talep edilen proje inceleme bedeli ile fon ve stopaj bedeli yönünden ayrı bir hukuki ilişkinin konusu olduğundan bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de sözleşmenin 18. maddesinde 5 yıllık garanti süresi kabul edildiğinden ve kabul tutanağının düzenlendiği 27.06.1994 tarihinden proje inceleme bedelinin ödendiği 23.07.1998 tarihine kadar garanti süresi olan 5 yıllık süre dolmadığından davacının bu alacak talebi ile ilgili olarak da işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine bu alacak talebinin ayrı bir hukuki ilişkiden kaynaklandığından bahisle reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı görülmüş, hakem heyeti kararının bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentlerde yazılı nedenlerle hakem kararının temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.