YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5890
KARAR NO : 2010/967
KARAR TARİHİ : 19.02.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada 22.03.2001 tarihli sözleşme nedeniyle yapılan imalâtta 2001/2862 Sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi uyarınca oluştuğu ileri sürülen alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında 2862 Sayılı Kararnamenin yürürlüğe girmesinden önce düzenlenen hakediş raporlarına itiraz imkânı bulunmadığından daha sonra düzenlenen hakedişlere itiraz olunup olunmadığı hususunun incelenerek sonucuna göre inceleme yapılması gerektiğine değinilmiştir. Alınan raporda kararnamenin yürürlüğe girmesinden sonra sadece 4 nolu kesin hakedişin düzenlendiği belirtilmiştir. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen kesin hakediş raporunda kararname fiyat farkı alacağına yer verildiği, davalı dernek tarafından ibraz olunan surette ise fiyat farkı alacağının çizildiği ve sadece 7.444,17 TL fiyat farkı alacağının kabul edildiği görülmüştür. Bozma ilâmında da belirtildiği gibi Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi Sözleşmenin eki olup 39 ve 40. maddeleri ve 40. maddenin 11. fıkrası yollamasıyla 39. maddenin (a) bendi uyarınca ve bu maddedeki usuller çerçevesinde değişikliklere itiraz edilmesi gerekir. Bu şekilde itiraz edilmediği takdirde kesin hesabın kesinleştiği kabul edilerek fiyat farkı alacağının talep edilemeyeceği sonucuna
ulaşılır. Mahkemece yapılan incelemede idarece değiştirilen hakediş raporuna süresi içerisinde davacı yüklenici tarafından itiraz edilip edilmediği incelenmediği gibi idarece düzenlenen kesin hakediş raporunda fiyat farkı olarak kabul edilen 7.444,17 TL’nin bu alacağa dahil olup olmadığı da araştırılmamıştır. Bu haliyle mahkemece yapılan inceleme hüküm tesisine yeterli olmadığından kesin hak edişle ilgili belge asılları mahkemeye ibraz ettirilip, idarece yapılan düzeltmelere Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 39 ve 40. maddeleri uyarınca usulüne uygun biçimde itiraz edilip edilmediği belirlenip, itiraz edilmemişse davanın tümden reddine, itiraz edildiğinin anlaşılması halinde ise fiyat farkı şeklinde gösterilen 7.444,17 TL’nin ne sebeple hakedişe alındığı üzerinde de durularak dava sonuçlandırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın kabulü doğru olmadığı gibi davada %70 oranında reeskont faizi talep edildiği ve bu durumda alacağa %70 oranını geçmemek üzere reeskont faizi uygulanması gerekirken talep aşılarak avans faizine hükmedilmesi de yerinde olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 19.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.