YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2692
KARAR NO : 2010/4118
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı kesinleşen mahkeme ilâmı uyarınca bakiye alacağın tahsili istemiyle takibe geçildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, sözleşmenin feshi davasında sulh olmuş, mahkemece 670.000 Amerikan Doları alacağın davacı tarafından davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı 19.12.2003 tarihli ihtarıyla 7 gün içerisinde bu miktarın ödenmesini istemiş, ihtarname 24.12.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen ödeme süresine göre davalı 01.01.2004 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Davalının Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/8644 sayılı dosyasında yaptığı takibin iptâl edilmesi üzerine, iptâl edilen takipte yapılan ödemenin mahsubuyla eldeki davada bakiye alacak için takibe geçilmiş, bu davada yeniden yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenilmiştir. Her ne kadar mahkemece icra hakimliğinin kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erdirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de icra hakimince yaptırılan incelemede 564.564,20 TL alacak bulunmuş iken bu davada yapılan incelemede 309.667,49 TL davalı alacağı saptanmıştır. Görülüyor ki her iki rapor arasında önemli miktarda çelişkinin varlığı açıktır. İcra hakimliğince alınan raporda esas alınan gerek faiz başlangıç tarihi gerekse faiz oranları mahkemenin yaptırdığı incelemede alınan raporda farklıdır. İcra mahkemesinin raporunda temerrüt tarihi 29.09.2003 alınmış ise de az yukarıda değinildiği üzere davalı, ödeme süresi tayin ederek davacıyı 01.01.2004’de temerrüde düşürdüğünden faiz bu tarihten hesaplanmalıdır. Bu nedenlerle çelişki giderilerek davalının gerçek alacak miktarının saptanması ve davanın sonuçlandırılması gerekirken, çelişkinin varlığı gözetilmeden, eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
15.H.D.
2010/2692
2010/4118
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.