Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/7324 E. 2011/2497 K. 25.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7324
KARAR NO : 2011/2497
KARAR TARİHİ : 25.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalılar vekili gelmedi. Davalı-k.davacılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl davada; 07.06.1991 günlü ve davacı arsa sahiplerine ait … ada …, … ve … nolu parseller üzerinde inşaat yapılması konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklı geç teslime ilişkin tazminatın tahsili, karşı dava ise, sözleşme dışı yapılan imalâtın bedeli ile, inşaat sahasında sözleşmede kararlaştırılan adetten daha az inşaat yapılması ve böylece davacı arsa sahiplerine fazla daire verildiği iddiasıyla bedellerinin ödenmesi taleplerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davada ise hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, sözleşmenin 7/j maddesinde arsa sahiplerine verilecek dairelerin davalıya ait dairelerle aynı kalitede yapılacağı kabul edildiğinden bu sebeple fazla imalât bedelinin reddi sonucu itibariyle doğru bulunmakla taraf vekillerinin aşağıdaki bentleri kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda arsada mevcut gecekondunun geç yıkılması sebebiyle geçen süre teslimi gereken tarihe eklenerek gecikme tazminatı hesaplanmış ise de sözkonusu gecekondunun D1 blokonun yapıldığı arsaya isabet ettiği anlaşılmakla gecekondunun diğer tüm parsellerde inşaat yapımına engel olup olmadığı araştırılmadığı gibi, davalının inşaat ruhsatı alınması için birlikte müracaat ettiklerine ve bu sebeple inşaatın geç başlamasına arsa sahiplerinin muvafakatları olduğuna dair iddia ve bu konuda dayandıkları dilekçe de değerlendirilmemiştir. Bu nedenle müracaatın geç yapılması ve muhdesatın yıkımının tüm parsellerdeki gecikmeye etkisi araştırılıp teslim tarihi buna göre belirlenmelidir.
Davacı arsa sahipleri dava dilekçelerinde reeskont faizi talep ettiklerinden bu oran yerine yasal faize hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi daha önceden temerrüt oluşmadığı halde faizin dava tarihi yerine öncesinden başlatılması da doğru değildir.
Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı yüklenici her ne kadar cevap süresi içerisinde karşı dava açmadığından açılan dava takas niteliğinde bulunmamakta ise de harcı yatırılmış bulunulduğundan müstakil bir dava gibi incelenmelidir. Karşı davada asıl sözleşmede 464 adet bölüm yapılacak iken imardan kaynaklanan sebeplerle 432’ye düştüğü, bu durumda kendilerine daha az daire isabet ettiği ileri sürülerek 2.41 oranında daire bedelinin ödetilmesi istenmiştir. Mahkemece sözleşmenin 5. maddesinde fazla daire yapılması halinde paylaşıma ilişkin hüküm bulunduğu, inşaat yapılacak bölüm adedinin azaltılmasına ilişkin hüküm bulunmadığı görüşü belirtilmiş ise de, sözleşmenin amacı doğrultusunda bir yoruma gidildiğinde sözleşmedeki miktarın artması ve eksilmesi halinde sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça ve bu artış ve eksilişler tarafların kusuru dışında oluşmuşsa eksilen oranların da tarafların alacakları bölüm adedinden indirilmesi şeklinde düşünülmelidir. Bu nedenle mahkemece bilirkişi raporunda inşaat sahasındaki azalmanın resmi mercilerden kaynaklandığı belirtildiğine göre, davacılara sözleşme ile verilen 25 adet dairenin 464/432 oranına göre hesabı yapılıp fazla verilen daireler için dava tarihindeki değeri saptanarak hüküm altına alınmalıdır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacı arsa sahiplerinden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-karşı davacı kooperatife verilmesine, davacı arsa sahipleri duruşmada vekille temsil olmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.