Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2162 E. 2011/2068 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2162
KARAR NO : 2011/2068
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibi Üniversitenin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle faizin icra takip tarihinden itibaren değişen oranlar da dikkate alınarak reeskont faiz olarak uygulanacağının tabiî bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Yapılan işin bedeli konusunda da taraflar uyuşamamışlardır. Bu durumda iş bedelinin Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı yıl serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Dosyada bulunan makine mühendisi Ahmet Koyuncu tarafından hazırlanan raporda iş bedeli yapıldığı tarih itibariyle 19.470,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı tarafça yapılan 11.500,00 TL ödeme düşüldüğünde, davacı yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli 7.970,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptâline ve icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın tanıklarının beyanları dikkate alınarak iş bedeli 15.000,00 TL kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamıştır.
3-İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Bilirkişi incelemesiyle sonuca varıldığı, likid bir alacağın bulunmadığı durumlarda davalı icra takibine itirazında haksız sayılamaz. Somut olayda bilirkişi raporuna göre karar oluşturulacağından ve likid bir alacak sözkonusu olmadığından, davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur.
4-2547 Sayılı Kanunun 56/b maddesi uyarınca davalı üniversite harçtan muaf olduğu halde, bu durum gözden kaçırılarak davalı üniversitenin harçla sorumlu tutulması da yanlış olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacı yüklenici, 3. ve 4. bentler uyarınca davalı iş sahibi Üniversite yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.