YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1432
KARAR NO : 2011/2300
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinin bir türünü oluşturan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâli tescil, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin keza satılan dairelerin satış bedelinden bakiye kalan bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarını yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici … ili … ilçesi … mevki tapunun ada no … parsel no …’de kayıtlı taşınmazda yer alan inşaattaki 4 nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptâli ile kendi adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla 15.000,00 TL’nin 25.10.2002 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, keza … nolu parseldeki … ve 6 nolu bağımsız bölümlerin satış bedelinden kalan 10.000,00 TL’nin satış tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, dava dilekçesinde dava değerini 25.000,00 TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden harç alınmıştır. Yargılama sürecinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda 4 nolu bağımsız bölümün bedeli 55.000,00 TL, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin bedeli 60.000,00’er TL olarak rapor edilmiştir. Tesbit edilen bu değerlere göre harç ikmali yapılmadığı halde mahkemece davalılar yararına 115.000,00 TL bedel üzerinden
10.300,00 TL vekâlet ücreti tayin edilmiştir. Bu durumda dava bedeli olarak gösterilen ve harçlandırılan miktar gözetilmeksizin harçlandırılmayan bedel üzerinden avukatlık vekâlet ücreti tayini usul, yasaya ve yönteme aykırı olmuştur. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. Ne var ki anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm kısmında yer alan “10.300,00” rakamının çıkarılmasına, yerine “2.900,00” rakamının yazılmasına, hükmün değişik bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.