YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1577
KARAR NO : 2011/1869
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davaya konu tarihsiz sözleşmenin yüklenici firmalar arasında yapılmış olmasına, bu itibarla davalılardan …’un pasif husumet ehliyetinin bulunmamasına göre bu davalı hakkında verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru bulunmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı ile davalı firma arasında düzenlenen tarihsiz sözleşme ile sondaj kuyusu açılması konusunda anlaşmaya varıldığı konusunda çekişme bulunmamaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Sözleşmede işe başlama tarihi kararlaştırılmadığı gibi işin süresini belirleyen herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.
Davacı, sondaj işini yapmak üzere makine ve araçları ile Patnos ilçesine geldiğini ancak davalının sözleşmeye uymayarak işi başkasına verip akdi bozduğunu, bu yüzden araçları nakil nedeniyle yaptığı masraflardan dolayı zarara uğradığını ileri sürerek tahsilini istemiştir. Davalı akdî ilişkiyi kabul etmekle beraber davacının geciktiğini, bu itibarla dava konusu işlerin kendisine yaptırılmadığını savunmuştur. Ne var ki sözleşmede işe başlama tarihi ve süresi belirlenmiş olmadığı halde davalının BK’nın 101 ve 106. maddelerindeki koşullara uygun olarak davacıyı temerrüde düşürmeksizin işi bir başkasına yaptırması nedeniyle akdi fesihte kusurlu duruma düştüğü anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı, davacının uyuşmazlık konusu yapılan zararını tazmin etmek zorundadır. Bunun yanında davalı, davacının aynı bölgede başka işler de yaptığını, makine ve araçların esasen o iş yerleri için de getirildiğini ileri sürmüş, fakat bu konuda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; davalı yana davacının makine ve araçlarını başka işler için de bölgeye getirdiğine dair iddiasını kanıtlamak için imkân tanınması, bu yönde ibraz edilecek delillerin toplanması, bilahare de dosyanın dava konusu hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişiye tevdîi ile tespit dosyasında belirlenen araç ve makinelerin nakil masraflarının hesaplattırılması, kanıtlanabildiği taktirde başka işler için de getirilmişlerse buna göre masrafların değerlendirilmesi ve sonucuna uygun bir hükme varılmasından ibaret olmalıdır.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın taraflar arasındaki sözleşmede kesin bir vade kararlaştırılmadığı halde davacının araç ve makinelerini işyerine süresinde getirmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.