Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4384 E. 2011/6326 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4384
KARAR NO : 2011/6326
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık 13.05.2004 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup davada değer kaybı ve gecikme tazminatı alacağının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada, dava konusu bir adet dairenin (17 nolu dubleks meskenin) rayiç değerinin sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken 30.06.2007 tarihi itibariyle 150.000,00 TL iken, davanın açıldığı 27.05.2008 tarihi itibariyle 125.000,00 TL’ye düştüğü iddia edilerek fiyatların düşmesi sonucu uğranılan 25.000,00 TL zararın tahsili istenmiş, mahkemece istem aynen kabul edilmiştir. Değer kaybı zararına hükmedilebilmesi için zararın varlığının ve miktarının somut delillerle kanıtlanması gerekir. Dava konusu ana taşınmazda kat irtifâkı 26.09.2007 tarihinde kurulmuş, dava konusu 17 nolu dubleks daire davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 26.06.2008 tarihli üst yazısı ekinde dosyaya giren tapu kayıtlarına göre dava konusu bağımsız bölüm halen davacı adına kayıtlı olup, satış yoluyla elden çıkarılmamıştır. Dava konusu bağımsız bölümün davacının uhtesinde bulunduğu, elden çıkarılmadığı sürece fiyat hareketlerinden kaynaklanan bir zararın gerçekleştiğinden söz edilemez. Kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin edim borcu, inşaatı sözleşme ve eklerine, yapı ruhsatına, tasdikli plân ve projelerine, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde tamamlayıp davacıya ait bağımsız bölümü aynen teslim etmekten ibarettir. Sözleşmeye göre davalı yüklenicinin daire teslimi dışında, teslim edilecek dairenin değeriyle ilgili, yani daire fiyatlarında bir azalma olursa aradaki farkı ödeyeceğine dair bir taahhüdü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının değer kaybına ilişkin talebinin tümden reddi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek istemin kabulü doğru olmamıştır.
3-Mahkemece hüküm altına alınan gecikme tazminatına, sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken 30.06.2007 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüştür. Sözleşme ilişkisinden doğan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için BK’nın 101/I. maddesi uyarınca alacağın muaccel olması ve borçlunun yöntemine uygun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi, gecikme tazminatı yönünden kesin vade niteliği taşımadığından temerrüt oluşturmaz. Sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi gecikme tazminatının başladığı tarih olup, o tarih itibariyle muaccel hale gelmiş bir gecikme tazminatı da bulunmamaktadır. Sözleşmenin 23. maddesinde gecikme halinde ödenecek kira paralarının aylıklar halinde ödeneceği kararlaştırıldığından her ayın kirası o ayın sonunda muaccel hale gelmiştir. Muaccel bir borcun borçlusu ihtarla temerrüde düşeceğinden ve dava öncesinden davalı borçlunun ihtarla temerrüde düşürüldüğüne dair bir iddia ve delil ileri sürülmediğinden gecikme tazminatı yönünden temerrüt davanın açıldığı 27.05.2008 tarihinde oluşmuştur. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan gecikme tazminatına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, temerrüt tarihinin belirlenmesinde hataya düşülerek sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinin faize başlangıç yapılması doğru olmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.