YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17
KARAR NO : 2012/3256
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ile davalılar … ve … vekillerince temyiz edilmiş, davalılar … ve … tarafından duruşma istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerininh süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaa olunan B Bloktaki 2 nolu bağımsız bölümde gizli ayıptan kaynaklanan zararın tahsili istemiyle açılmış, davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş, esastan da davanın reddini savunmuştur. Birleşen dava ise; 1 parselde inşaa olunan blokta bulunan 1 nolu daire nedeniyle ödenen gizli ayıp bedeli ve diğer masrafların davalı yükleniciden rücuan tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı davacı ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapımı kararlaştırılan inşaatın 03.10.1994 tarihinde iskân ruhsatı alınarak teslim edildiği dosyaya giren belgelerden anlaşılmaktadır. BK.126/IV. maddesi uyarınca, eser sözleşmesinin bir çeşidi olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir … meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar anılan Yasanın 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbidir. Asıl davada 2 nolu bağımsız bölümdeki gizli ayıp bedelinin istenmesine göre iskân tarihinden itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ortadadır. O halde bu nedenle asıl davanın zamanaşımı gerçekleştiğinden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin kabul kararı verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Birleşen davadaki temyiz istemlerine gelince; arsa sahiplerinden 1 nolu daireyi satın alan … tarafından arsa sahipleri ve yüklenici aleyhine açılan davada, gizli ayıplı imalâtların tutarı 10.358,18 TL’nin arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmiş, yükleniciyle akdî ilişkisi bulunmadığından aleyhindeki dava reddedilmiştir. Bu durumda inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerinin daire satın alana ödedikleri bu zararı sonuçta yükleniciye rücu edebilecekleri, o davada bulunan yüklenici tarafından da bilinebileceğinden ve arsa sahiplerinin yükleniciye rücu istemleri de yerinde olduğundan, birleşen davada istemin tümüyle kabulü gerekirken, bu husus gözetilmeksizin sadece ana paranın tahsili yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı ile davalılar Yüksek Gökçay ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davacı ile davalılar … ve …’a geri verilmesine 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.