YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6169
KARAR NO : 2010/6547
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip konusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Kuşadası 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3049 esas sayılı dosyası üzerinden takip konusu yapılan 2.253,80 TL asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının vâki itirazın iptâline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kuşadası 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/3049 takip sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında başlatılan icra takibine 03.08.2006 tarihli ve 590,00 TL tutarlı, 11.10.2006 tarihli 1.557,60 TL tutarlı ve 05.01.2007 tarihli 696,20 TL tutarlı faturalar dayanak alınmış; ancak itirazın iptâli davası, 590,00 TL tutarlı fatura ayrık tutularak geriye kalan takip konusu alacak tutarına davalının vâki itirazın iptâli istemiyle açılmıştır.
Davalı 25.06.2007 tarihli Garanti Bankası dekontunu sunarak, icra takibine ve davaya dayanak alınan 11.10.2006 ve 05.01.2007 tarihli faturalarda gösterilen işlerin bedeline mahsuben ödeme yaptığını savunmuş; davacı taraf ise, yapılan bu miktardaki ödemenin yapılan başka işler sebebiyle yapılmış olduğunu bildirmiştir. Buna göre, davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL tutarındaki ödemenin yanlar arasında kurulan başka bir akdi ilişki sebebiyle yapıldığını davacı yüklenici, yasal ve yazılı delillerle kanıtlamakla ödevlidir. Bu hususun mahkemece gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davası kabul edilen alacak miktarı mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu saptanmış bulunduğundan likid değildir. İİK’nın 67. maddesi hükmü gereğince, davası kabul edilen alacak için davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın takip borçlusu davalı tarafından belirlenebilir, yani likit olması zorunludur. Bu yasal nedenle, davacı yararına davası kabul edilen alacak miktarının %40’ı oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş, olması da doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; davacı tarafından davalının yapmış olduğu 1.000,00 TL ödemenin, yanlar arasındaki başka bir akdi ilişki sebebiyle ödemiş olduğunu yasal delillerle kanıtlanması halinde şimdiki gibi 2.253,80 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptâline; aksi halde ise, belirtilen miktardan 1.000,00 TL’nin mahsubu yapılarak 1.253,80 TL asıl alacak üzerinden davalının itirazın iptâline karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.