Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3194 E. 2019/682 K. 19.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3194
KARAR NO : 2019/682
KARAR TARİHİ : 19.02.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece,bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair verilen hüküm davacı vekilince temyiz olunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davaya tüketici sıfatıyla bakılmış, ancak kesinleşen kısımlar bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa bozma ilamımızda mahkemenin görevine ilişkin olup, işin esasına girilmemiş ve bozma kapsamı dışında bırakılmamıştır. Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenip değerlendirilmesi zorunludur. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Ancak sözleşmede bir bedel kararlaştırılmadığı hallerde, eser bedelinin TBK’nın 481. maddesi uyarınca işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayici ile hesaplanması gerektiği dairemizin uygulaması ile yerleşmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, …. İlçesi … Mahallesi 7 nolu parsel üzerinde bulunan yapının PVC doğrama, ağaç işleri vs. işlemlerinin yapılması için davalı ile sözlü anlaşma yaptıklarını, davalıya malzeme alımı için kredi kartı ödemesi ve elden de ödemeler yapmasına karşın yüklenicinın birkaç gün sonra işi terk ettiğini, yapılan işlerin tespiti amacıyla … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/3 Değişik iş sayılı dosya ile tespit yatırdığını, tespit sonucu eksik ve kusurlu işler bulunup bunun bedelinin 2.350,00 TL olarak saptandığını, diğer eksik işlerin ise sökülmelerinin gerektiğinin belirtildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle uğradığı zarar karşılığı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili ise, davacı ile malzeme bedeli davacıya ait olmak üzere 13.06.2014 tarihinde anlaştıklarını, ancak bedel konusunu kararlaştırmadıklarını, rayiç üzerinden işin bedelinin kendisine ödeneceğini, ayrıca 11.500,00 TL ödeme yapmadığını, toplam ödemenin
10.000,00 TL olduğunu, oysa yapılan işin değerinin 21.144,00 TL olduğunu bu miktar alacağı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin varlığı uyuşmazlık konusu olmamakla birlikte bedel konusunda bir kararlaştırmanın varlığı kanıtlanamamıştır. Bu durumda işin yapıldığı yıl olan 2014 yılı itibariyle yürürlükte bulunan TBK’nın 481. maddesi uyarınca yapılan işin eksik ve ayıpları gözetilerek mahalli piyasa rayici ile belirlenmesi zorunludur. Diğer yandan davacı taraf 11.500,00 TL ödediğini, davalı ise 10.000,00 TL ödendiğini bildirmiştir. Bu konuda da uyuşmazlık bulunmaktadır. Ödeme konusunun da davacı tarafından yazılı belgeyle kanıtlanması zorunludur. İş sahibinin fazla ödemesi kanıtlanamaz ise yüklenicinin kabulünde olan 10.000,00 TL ödeme olarak belirlenmelidir.
Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş, mimar bilirkişiden ek rapor alınmalı, bozmadan önce alınan rapora tarafların itirazları da değerlendirilmek suretiyle, fazla ödeme olup olmadığının saptanması bakımından öncelikle davalı yüklenicinin yapmış olduğu işin yapıldığı yıl 2014 itibariyle mahalli piyasa rayici ile bedeli hesaplatılmalı, bulunan bedele ayrıca KDV ilave edilmemeli, davacı iş sahibinin kanıtladığı ödemeler bu bedelden mahsup edilmeli ve varsa fazla ödemenin taleple bağlı kalınarak iadesine karar verilmelidir.
Eksik inceleme, hatalı değerlendirme ve yetersiz rapora dayanılarak ve bozma ilamımıza yanlış anlam verilerek hüküm kurulması hatalı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 42,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 19.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.