YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5603
KARAR NO : 2006/8352
KARAR TARİHİ : 27.12.2006
MAHKEMESİ : … 3. İcra Mahkemesi
İİK.nun 331. ve 333/a maddelerine muhalefet etmek suçundan sanıklar … ve …’ın beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İcra ve İflas Kanunu’nun 331.maddesinde “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde ….cezalandırılacağı”, aynı Kanun’un 333/a maddesinde ise, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde… cezalandırılacağı” hükme bağlanmış olması karşısında;
1- Sanıklardan …’ın, Ticaret Sicili Memurluğu kayıtlarına göre hakkında icra takibi yapılan şirketin hukuken yöneticisi olmadığı bildirilmiş ise de, İİK.nun 333/a maddesine aykırı olarak, adı geçenin borçlu şirkette fiilen yönetim yetkisine sahip olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Sanıkların kastının tayini açısından borçlu şirkete ait defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, aktif ve pasifinin mevcudu ile aktifinin borçlarını ödemeye yeterli olup olmadığının saptanması, şirket hakkında yapılan icra takipleri varsa dosyalarının getirtilerek incelenmesi, borçlu şirkete ait taşınır veya taşınmaz malların şatışının yapılıp yapılmadığının araştırılması, satış yapılmışsa icra takibinden sonra veya bu takipten iki yıl öncesi olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi yerine, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Hükmün bu nedenlerle istem gibi 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1.maddesi ile yürürlükte bulunan CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.