Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/3997 E. 2011/1021 K. 04.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3997
KARAR NO : 2011/1021
KARAR TARİHİ : 04.03.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 3 parsel sayılı 36231,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacı …, (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davalı … ve müşterekleri adlarına eşit paylarla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın, adlarına tescile karar verilen bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenmemiş, zirai bilirkişi raporunda taşınmazın yamaç arazi pozisyonunda olduğu, eğiminin %25-30 aralığında bulunduğu belirtildiği halde taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olup olmadığı tam olarak araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılarak, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri arazi başında tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliğini komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten, eski raporu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli, taşınmazın meyil (diklik) durumuna ilişkin diklik açısını gösteren yan kesit krokisini de içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şeklide karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olduğu halde çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri dışında kalan bölümü hakkında tescil hükmü kurulmamış olması da isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.