YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4056
KARAR NO : 2011/702
KARAR TARİHİ : 07.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 119 ada 25 parsel sayılı 1128.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesine şerh verilerek … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın bir bölümünün kök muris …’dan kaldığı ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 119 ada 25 sayılı parselin tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi …’ten intikal etmediği, davacı murisi … ile davalılar murisi …’in müşterek kullandığı, …’in bitişikteki 24 sayılı parseli alınca taşınmazdan çıktığı ve zilyetliğinin sona erdiği, … ile … arasında fiili taksimin yapılıp …’e düştüğü kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bir şahıs adına taşınmazın vergide kayıtlı olmaması o taşınmazın o şahsa ait olmadığını göstermeyeceği, kök muris adına vergi kayıtlarının taşınmaza uymaması nedeniyle kök muris …’ten intikal etmediğinin, ayrıca …’in sonradan başka şahıstan taşınmaz satın alması nedeniyle taşınmazı kullanmamasının taksim olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, taşınmazın öncesinin tarafların ortak murisi …’ten intikal ettiği beyanlarına rağmen taşınmazın ortak muristen kalmadığının kabul edilmesi de doğru değildir. Dosya kapsamına göre dava edilen taşınmazın öncesinin tarafların ortak kök murisi …’ya ait olduğu sabittir. İtilaf … terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise bu taksimde taşınmazın … ve …’e düşüp düşmediği hususlarındandır. Bu yöndeki beyanlar hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacıya davasının teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölüme mi ilişkin oluduğu, (A) bölümüne ilişkin ise kalan kısmın neden dava edilmediği açıklatırılmalı, bundan sonra taşınmaz başında yeniden yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişiler ve tanıklardan öncesi tarafların kök murisi 20.12.1941 tarihinde ölen …’ya ait olan davaya konu taşınmazın mirasçıları arasında usulüne uygun taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise taşınmazın tarafların murisi … ve …’ e düşüp düşmediği, diğer mirasçıların taksimde haklarını alıp almadıkları, … ve …’e düşmüş ise … ve … tarafından da yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taksim yönünden gerekli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Belirtilen şekilde değerlendirme ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.