YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4919
KARAR NO : 2010/7591
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 23, 24, 25, 26, 27, 28, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 72, 73, 75, 77, 78, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 183 ve 189 parsel sayılı 55.600, 55.000, 126.000, 138.000, 170.600, 123.800, 33.625, 99.250, 41.500, 113.250, 125.000, 78.500, 45.250, 20.500, 102.750, 78.750, 151.500, 30.750, 178.000, 50.750, 54.500, 53.250, 124.000, 5.000, 74.500, 63.750,63.500, 54.750, 47.250, 74.000, 163.500, 116.000, 75.250, 93.250, 36.000, 45.750, 154.750, 282.000, 341.250, 65.500, 111.500, 31.750, 47.250, 885.250 ve 25.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli parsellerin tespitleri kesinleşmiş olduğundan bu parsellere yönelik karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen Hazine’nin açtığı tescil davasında şahısların taraf olmadığı, dava devam ederken kadastro tespitlerinin kesinleştiği ve kesinleşme üzerinden 20 yıldan fazla süre geçtiği 3402 sayılı Yasa’nın 12/son maddesi gereğince tapuya güven prensibinden tespit malikleri ile taşınmazı bunlardan devralan 3. şahısların yararlanması gerektiği kabul edilmek suretiyle davaya konu parsellerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davaya konu taşınmazların öncesi davalı olmakla malik haneleri hukuken açıktır. Kadastro davalarında tutanak aslının dosyada bulunması zorunlu olup tutanak asılları getirtilmeden yargılama yapılıp hüküm verilmesi usulsüzdür. Çekişmeli 23, 24, 25, 26, 27, 28, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 72, 73, 75, 77, 78, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 183 ve 189 sayılı parseller hakkında açılmış dava bulunduğundan, bu taşınmazlar için oluşturulan tapu kayıtları hukuki sonuç doğurmaz. Ancak, taraf teşkili yönünden tapu kayıtlarının malikleri ile devralanların davaya dahil edilmeleri ve davanın bu şekilde yürütülmesi zorunludur. Anılan parseller hakkında tespitten önce açılmış dava olduğundan 3402 sayılı Yasa’nın 12/son maddesi hükümlerinin uygulanması da sözkonusu olmayacağından bu taşınmazların şahıslar tarafından edinilmesi ve oluşan tapu kayıtlarına geçerlilik tanınması mümkün değildir. Ayrıca, 3402 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince aynı Kanun’un 11. maddesine uygun şekilde askı ilanları yaptırılmalı, ilan süresi bittikten sonra usulen taraf teşkili sağlanarak işin esasına girilmeli, deliller toplandıktan sonra her taşınmaz için ayrı ayrı keşif yapılmalı, tespitlerin ve tarafların dayanağı olan kayıtlar uygulanmalı, zilyetlik yönünden gerekli araştırma yapılmalı ve ondan sonra varılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.