Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5322 E. 2010/4824 K. 07.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5322
KARAR NO : 2010/4824
KARAR TARİHİ : 07.07.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 212 ada 89 parsel sayılı 778,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın imar ve ihya edilmediği, taşlık, kayalık, çalılık yerlerden olduğu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın zeytinlik niteliği ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce oluşturulan muhdesat bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece kısa kararda muhdesat hususunda hüküm kurulmuş ise de gerekçeli kararda bu konuda hüküm kurulmamıştır. Kaldı ki kısa kararda muhdesata ilişkin verilen şerh de 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesine uygun değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yeniden keşif yapılarak, uzman bilirkişi marifetiyle taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının adedi, yaşı ve dağılımının Kadastro Kanunu’nun 19. maddesi gereğince sahibi, cinsi, ihdas tarihi, iktisap sebebi belirtilerek kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi yoluna gidilmelidir. Mahkemece muhdesat yönünden kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratacak biçimde ve yasaya uygun olmayan şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 07.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.