Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6091 E. 2010/5959 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6091
KARAR NO : 2010/5959
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 124 ada 94 parsel sayılı 42463,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesçiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının çekişmeli taşınmazın (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, bu bölümlerin tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı taraf yararına oluştuğu kabul edilmek sureti ile bu bölümler hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamı, usul ve yasaya uygun değildir. 3402 sayılı Kadastro Yasa’sının 14.maddesinde aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. … Kadastro Müdürlüğünden getirtilen tutanak örnekleri ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilen tapu kayıtları incelendiğinde davacı adına aynı çalışma alanı içinde belgesizden tespiti yapılan taşınmazların yüzölçümünün 100.546,86 metrekare olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmazların yukarıda söz edilen miktar sınırını aştığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, mahkemece davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkında tesçil hükmü kurulup geri kalan bölüm hakkında tesçil hükmü kurulmayarak düzenli sicil oluşturulmaması da doğru olmayıp davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.