Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6405 E. 2010/7642 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6405
KARAR NO : 2010/7642
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 297 ada 6, 7 parsel sayılı 9210, 7609 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı nedeniyle … ve … adlarına tespit edilmişlerdir. Davalı tarafın itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın … ve müşterekleri adlarına tesçiline karar verilmiştir. Davacılar … ve … mirasçıları, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 297 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi davalılar adına tesçiline, çekişmeli 297 ada 6 parsel sayılı taşınmazın aynı rapor ve krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile çekişmeli 297 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacıların mirasçıları adlarına payları oranında tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … ile davacıların mirasçılarından …, … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’in tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı mirasçılarından …, … ve müştereklerinin temyizine gelince; Mahkemece çekişmeli taşınmazların davacı ve davalı tarafın dayanağı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davalı taraf Nisan 312 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Davalı dayanağı tapu kayıt maliki ve davalıların kök murisi …’nin 1922 yılında öldüğü ve tapu kaydının tedavül görmediği tapu kaydının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı tarafın zilyet olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Davacı taraf yararına Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği, bir başka anlatımla davalı dayanağı tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, çekişmeli 297 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili 5.8.1980 tarihli komisyon kararının iptali ile, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesçillerine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle bu parselle ilgili hükmün BOZULMASINA, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.