YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6437
KARAR NO : 2010/5914
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 815 parsel sayılı 49200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisinin tapu kaydına dayanan itirazı üzerine tutanak ve ekleri bir karar verilmesi için kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 815 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi … … … adına tespit ve tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, davalı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, 200000 dönüm yüzölçümündeki Eylül 329 tarih 24 sıra numaralı tapu kaydına, davalı taraf ise, Hazine’nin taraf olmadığı tescil ilamı ile oluşan 104544 m2 yüzölçümündeki Eylül 1953 tarih 177 sıra numaralı tapu kaydına, vergi kaydına ve zilyetliğe dayanmıştır. Dava dosyası mahkemenin 1960/826 Esasına kaydedilmiş, sonrasında ise bir çok kere mahkemenin diğer dosyaları ile birleştirilmiş ve tefrik edilmiştir. Mahkemenin 1966/134 Esasında kayıtlı iken yine tefrik edilmiş, 1967/509 Esasa kaydedilmiş, mahkemenin 17.7.1969 tarih, 1967/569 – 202 sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemece, davacı Hazine adına tescil kararı verilen mahkemenin 17.7.1969 tarih, 1967/569 – 202 sayılı dosyası getirtilmemiş, dava dosyasının bulunamama ihtimaline karşın mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmamış, davacı Hazine dayanağı tapu kaydının haritasının bulunduğu emsal dosyalardan anlaşıldığı halde tapu kaydının haritası getirtilip kapsamı yöntemince belirlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle, mahkemenin 17.7.1969 tarih, 1967/569 – 202 sayılı dava dosyası getirtilmeli, dava dosyasının bulunamaması halinde 17.7.1969 tarih, 1967/569 – 202 sayılı ilamın kesinleşip kesinleşmediğinin yöntemince araştırılması, 17.7.1969 tarih, 1967/569 – 202 sayılı ilamın kesinleştiği sonucuna varıldığı takdirde Hazine lehine oluşan kesin hüküm nedeniyle çekişmeli taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar ./…
verilmelidir. Mahkemenin 17.7.1969 tarih, 1967/569 – 202 sayılı ilamının kesinleşmediği sonucuna varılması halinde ise; dayanılan tapu kayıtlarının tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve haritaları; komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgelerin tesislerinden itibaren tüm tedavülleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında öncelikle, uzman teknik bilirkişi eliyle davacı Hazine dayanağı tapu kaydının ve tescil ilamı ile oluşan davalı dayanağı tapu kaydının haritaları zemine uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritalarına göre belirlenmeli, tapu kayıtlarının haritalarının uygulanamaması durumunda ise, tarafların dayandığı tapu kayıtları ve davalı tarafın dayandığı vergi kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremedikleri sınırların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, davalı dayanağı tapu kaydının oluşum nedeni olan tescil ilamında davacı Hazine’nin taraf olmaması nedeniyle tapu kaydının davacı Hazine’yi bağlamayacağı önemle gözetilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.