Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6883 E. 2010/5877 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6883
KARAR NO : 2010/5877
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 1 parsel sayılı 14867.49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydı ve taşınmazın kaçak ve yitik kişi yeri olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mehkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı Hazine dayanağını oluşturan 08.08.1958 tarih 513 ve 514 numaralı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz ile birlikte çok geniş bir alanı kapsadığı, ancak tapu kaydı sınırlarının tam olarak bilinemediği, davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın, kuzey ve batısı dere ile çevrili olduğu halde jeolog bilirkişinin bilgisine başvurulmamış, güneyinde ise mera olduğu, davalı olması nedeniyle tespitinin kesinleşmediği anlaşıldığı halde usulen mera araştırması yapılmamıştır. Ayrıca, davalı taraf dayanağı olan tapu kayıtlarının oluşumuna esas belgeler getirtilmemiş, mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, yerel bilirkişilerin tapu kaydı hudutları ile ilgili soyut beyanları ile yetinilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman jeolog ile üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davalı taraf dayanağı olan tapu kaydı okunup yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdikleri hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaret ettirilmelidir. Kayıtta yazılı olup, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Uzman jeolog ve ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, öncesinin dere yatağı olup olmadığı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazın nitelikleri kesin olarak saptanmalıdır. Mahkeme gözlemi de keşif tutanağına yazılmalıdır. Taşınmazı çevreleyen yol ve derenin kadim olup olmadığı araştırılmalıdır. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi
kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin hukuki ve fiili nitelikleri üzerinde durulmalı ve komşu mera parseli ile ilgili dava derdest olduğundan gerektiğinde bu parsel ile birleştirme hususu düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.