YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/406
KARAR NO : 2011/7764
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamı ve krokisinin getirtilerek tescil davasında Hazinenin taraf olup olmadığının araştırılması, Hazinenin taraf olması halinde ilamın taraflar açısından kesin hüküm oluşturacağının gözönüne alınması, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde keşif yapılması, keşif sırasında tescil tapusu ve haritası, toprak komisyonu haritası, kadastro paftası ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yapılacak uygulama sonunda tapu kayıtlarının kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmesi, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise, kaydın sınırında okunan İsmail Karakullukçu sınırının neresi olduğu, dere ve yol sınırının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığının araştırılması, bu sınırın gayri sabit olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğunun düşünülmesi davacı tapusunun miktar fazlası olan bölüm hakkında ise davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması, ayrıca davacı …’in dayandığı 1937 tarih 1 tahrir numaralı vergi kaydının uygulanması sırasında revizyon gördüğü dava dışı 167 ada 12 sayılı parselin dikkate alınması, gerekirse bu parsel üzerinde keşif yapılarak vergi kaydının kapsamının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazın niteliğinin zilyetliğe elverişli yerlerden olup olmadığının kesin olarak saptanması, mahkemece taşınmazın niteliği komşu parsellerle karşılaştırılıp keşif zaptına geçirilmesi, tanıklardan taşınmazın evveliyatının kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri bu suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, teknik bilirkişiye taşınmazın keşif sırasında çekilecek fotoğrafları üzerinde davaya konu bölümlerin sınırlarının da işaret ettirilmesi, keşfi izlemeye elverişli ve ayrıntılı rapor alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve bilirkişi raporunda (AA) ile gösterilen kısmın ayrı parsel numarası altında davacı … adına, (BB) ile gösterilen kısmın ise ayrı parsel numarası altında davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.