YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/872
KARAR NO : 2010/4981
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 58 parsel sayılı 7844,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazın kaçak ve yitik şahıslardan kaldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz batı ve kuzey yönlerden 117 ada 61 sayılı mera parseline sınır olduğu ve batısındaki yoldan sonra aynı ada 59 sayılı mera parseli bulunduğu halde mahkemece yöntemince mera araştırılması yapılmadan karar verilmiştir. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların aynı yöntemle belirlenecek tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçi bilirkişi kurulu hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu 117 ada 61 ve 59 sayılı mera parselleri ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı veya meradan yer kazanılıp kazanılmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin usulen giderilmesine çalışılmalı; tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmelidir. 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parsellerinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınmalıdır. Yine DSİ yazısı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu Erek Köyünde sulama tesisi bulunmadığı bildirildiği halde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü yazısından köyde sulama tesisi bulunduğu anlaşıldığından Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince taşınmazın kuru arazi mi sulu arazi mi olduğu yöntemince araştırılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.