YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9469
KARAR NO : 2011/4096
KARAR TARİHİ : 05.07.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 143 ada 32 parsel sayılı 244.21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 143 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davacı … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişilerin tamamı dinlenilmemiş, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı; mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişilerinin tamamı ve taraf tanıkları huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle ve neye dayanılarak kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle beyanlar arasındaki aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.