YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/947
KARAR NO : 2010/2439
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden …. vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 190 parsel sayılı 2.577,09 metrekare ve 101 ada 297 parsel sayılı 6.181,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın, davalıların zilyetliğinin malik sıfatıyla olmadığını kanıtlayamadığından söz edilerek karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazların kendi zilyet ve tasarufunda bulunduğunu belirtmiş ise de verdiği delil listesi ile tapu kayıtlarına da dayanarak dosyaya bir kısım tapu kayıtları sunmuştur. Mahkemece, davacı tarafın sunduğu ve 1.000 dönüm miktarlı olduğu anlaşılan tapu kayıtları ile ilgili olarak yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın sunduğu tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren bütün tedavülleri ve varsa haritaları ile birlikte getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon gördüğü parseller varsa bunlara ait kadastro tutanak örnekleri istenmeli, davacılara, tapu kayıtlarıyla akti ya da irsi irtibatlarını kanıtlamaları için olanak tanınmalı, bundan sonra mahallinde, davada yararı bulunmayan yaşlı ve ehil kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, üç kişilik uzman fen bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişilerden tapu kayıtlarında yazılı köy, mevki ve sınırlar hususunda tek tek ve ayrıntılı bilgi alınmalı, tapu kayıtlarının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca ve sınırlarının gayrı sabit sınırlı ya da sabit sınırlı olup olmadıkları dikkate alınarak belirlenmeli, fen bilirkişi kurulundan yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilen noktaları, tapu kayıtlarının kapsamlarını gösterir ve keşfi izlemeye olanak tanır şekilde rapor ve harita düzenlemeleri istenmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının kapsamında kalması halinde tapu kayıtlarının davalı taraf yönünden hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği hususu, davalı tarafın zilyetliğinin niteliği de değerlendirilerek tartışılmalı, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybetmediğinin ve çekişmeli taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığının saptanması halinde tapulu taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin değer taşımayacağı düşünülmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtları kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde davalı tarafın sürdürdüğü zilyetliğin malik sıfatıyla olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, mahkemece esas hakkında hüküm verilip davadan el çekildikten sonra miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılması; Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazı yazmak ve cevaplarını dosya içine koymak suretiyle delil ikame edilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 750.000. TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.